Haber:
     
Blog
7061 Sayılı Kanunla Bazı Vergi Kanunlarında Yapılan Değişiklikler - Murat Semercigil Yazdır E-posta
Perşembe, 28 Aralık 2017

                         7061 Sayılı Kanunla Bazı Vergi Kanunlarında Yapılan Değişiklikler

                                                                                                               

Murat SEMERCİGİL
Yeminli Mali Müşavir

  

ÖZET:                            

 

28.11.2017 gün ve 7061 sayılı “Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 5 Aralık 2017 gün ve 30261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

Bu Kanun ile Gelir Vergisi Kanununda, Kurumlar Vergisi Kanununda, Katma Değer Vergisi Kanununda, Özel Tüketim Vergisi Kanununda, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisine ve Özel İletişim Vergisine ilişkin olarak Gider Vergileri Kanununda, Veraset ve İntikal Vergisi Kanununda, Damga Vergisi Kanununda, Harçlar Kanununda, Emlak Vergisi Kanununda, Değerli Kağıtlar Kanununda, Gümrük Giriş Tarife Cetveli Kanununda, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununda, Vergi Usul Kanununda ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve diğer pek çok  kanunda değişiklikler yapılmıştır.

 

Gelir Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler:

* 2017 kira gelirleri dahil olmak üzere, gerçek gider usulü yerine götürü gider usulünü tercih eden mükelleflerin götürü gider oranı %25’den %15’e düşürülmüştür. Hazineye gelir temin edecektir.

* Gelir Vergisi Tarifesinin katılığı dolayısıyla 2017 yılında bir üst dilimden gelir vergisine tabi tutulan asgari ücretlilerin, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2017 aylarında %15’den fazla vergilenen ücretleri için mahsup yoluyla iade sistemi getirilmiştir. Hazineye gelir kaybına yol açacaktır.

 

Kurumlar Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler:

* Kurumlar vergisi oranı 2018 yılı kurum kazançlarından itibaren %20’den %22’ye çıkarılmıştır. Hazineye gelir temin edecektir.

* 2017 yılında yapılan Yatırım Teşvik Belgeli yatırımlara uygulanan yüksek kanuni oran (yatırıma katkı oranı), 2018 yatırımları için de geçerli hale getirilmiştir. Hazineye gelir kaybına yol açacaktır.

* Kurumların gayrimenkullerini elden çıkarmaları dolayısıyla yararlandıkları kurumlar vergisi istisnası, %75’den %50’ye düşürülmüştür. Hazineye gelir temin edecektir.

* Finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerine, kendi mevzuatlarına göre ayırmak zorunda oldukları karşılıkları 2019 yılından itibaren gider kaydetme imkanı getirilmiştir. Hazineye gelir kaybına yol açacaktır.

 

Katma Değer Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler:

* Yurt dışından gerçek kişilere elektronik ortamda hizmet satanlara, vergi dairesinde K.D.V. mükellefiyeti tesis etme mecburiyeti getirilmiştir. Hazineye gelir temin edecektir.

* Roaming hizmetleri K.D.V.den kısmi istisnadan yararlanır hale gelmiştir. Hazineye gelir kaybına yol açacaktır.

* Finansman şirketleri, v.b.ne, 2 yıl aktifte tutulan iştirak hisselerinin ve gayrimenkullerin satışı ve bunların bu hisseleri ve gayrimenkulleri başkalarına satışına K.D.V. istisnası getirilmiştir. Hazineye gelir kaybına yol açacaktır.

* 2017 yılında yapılan Yatırım Teşvik Belgeli yatırımlara tanınan inşaat işleri K.D.V. iade imkanı, 2018 yatırımları için de geçerli hale getirilmiştir. Hazineye gelir kaybına yol açacaktır.

* Eğitimde Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesine K.D.V. istisnası getirilmiştir. Hazineye gelir temin edecektir.

 

Özel Tüketim Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler:

* Alkolsüz pek çok içeceğe %10 özel tüketim vergisi getirilmiştir. Hazineye gelir temin edecektir.

 

Özel İletişim Vergisinde Yapılan Değişiklik:

* Muhtelif işlemlerde %25, %15 ve %5 şeklinde uygulanan Ö.İ.V., tek %7.5 oranda uygulanacaktır. Muhtemelen Hazineye gelir temin edecektir.

 

Harçlar Kanununda Yapılan Değişiklik:

* Transfer Fiyatlama Yöntem Sözleşmesi harçları kaldırılmıştır. Hazineye gelir temin edecektir.

 

Emlak Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklik:

*Emlak vergisinde takdir komisyonu kararlarının, bir önceki yıl değerinin %50’sini aşması engellenmiştir. Belediyelerin çok yüksek emlak vergisi hasılatı yapması engellenmiştir.

 

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklik:

*1.1.2018 tarihinden sonra iktisap edilecek taşıtlarda M.T.V. %50 artırılmaktadır. Hazineye gelir temin edecektir.

 

Değişikliklerin tüm ayrıntıları aşağıda maddeler itibariyle Sirkülerimizde incelenmiştir.

 

I. GİRİŞ:

 

7061 Sayılı Kanunla Muhtelif Vergi Kanunlarında Yapılan Değişiklikler Hakkında Açıklama:

 

28.11.2017 gün ve 7061 sayılı “Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 5 Aralık 2017 gün ve 30261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Bu Kanun ile Gelir Vergisi Kanununda, Kurumlar Vergisi Kanununda, Katma Değer Vergisi Kanununda, Özel Tüketim Vergisi Kanununda, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisine ve Özel İletişim Vergisine ilişkin olarak Gider Vergileri Kanununda, Veraset ve İntikal Vergisi Kanununda, Damga Vergisi Kanununda, Harçlar Kanununda, Emlak Vergisi Kanununda, Değerli Kağıtlar Kanununda, Gümrük Giriş Tarife Cetveli Kanununda, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununda, Vergi Usul Kanununda ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve diğer pek çok  kanunda değişiklikler yapılmıştır.

 

II. İNCELEME:

 

1. Gelir Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler:

 

1.1   Kira Gelirlerine Uygulanan Götürü Gider Oranı Değiştirilmiştir.

 

1.1.1 Kanun metni:

 

“MADDE 14- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “%25’ini” ibaresi “%15’ini” şeklinde değiştirilmiştir.”

 

1.1.2 Açıklama:

 

Bilindiği üzere, ötedenberi gayrimenkul sermaye iradı elde eden gerçek kişiler beyan edecekleri  geliri hesaplarken, yaptıkları gerçek giderleri veya %25 götürü gideri hasılattan indirebilmekteydiler. Yapılan değişiklikle, götürü gider imkanı, makable şamil bir şekilde, 1.1.2017 tarihinden itibaren elde edilen  gayrimenkul sermaye iratları için %25’den %15’e düşürülmüştür.

 

1.2 Asgari Ücretlilerin Müterakki Tarife Dolayısıyla Artan Gelir Vergilerinin Mahsubu Kabul Edilmiştir.

 

1.2.1 Kanun Metni:

 

MADDE 15- 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 87- 2017 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin net ücretleri bu Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı tarife nedeniyle 32 nci maddedeki esaslara göre sadece kendisi için asgari geçim indirimi hesaplanan asgari ücretlilere 2017 yılı Ocak ayına ilişkin ödenen net ücretin altında kalanlara, bu tutar ile 2017 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin olarak aylık hesaplanan net ücreti arasındaki fark tutar, ücretlinin asgari geçim indirimine ayrıca ilave edilir. Bu fıkrada geçen net ücret, yasal kesintiler sonrası ücret tutarına asgari geçim indiriminin ilavesi sonucu oluşan ücreti ifade eder.

Bu Kanunun bu maddeye aykırı olan hükümleri 2017 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları için uygulanmaz.

Bu maddenin yayımlandığı tarih itibarıyla birinci fıkrada yer alan dönemlere ilişkin olarak verilmiş olan muhtasar beyannamelerde beyan edilen ve birinci fıkra hükmü kapsamında ilave asgari geçim indirimi uygulanamaması nedeniyle çalışanlarca fazla ödenen vergiler, bunlara iade edilmek üzere, vergi sorumlularınca bu maddenin yayımı tarihinden sonra verilecek muhtasar beyannameler üzerinde hesaplanan vergiden mahsup edilmek suretiyle reddolunur.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile mahsup şeklini ve dönemini belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

 

1.2.2 Açıklama:

 

Bilindiği üzere, ötedenberi gerçek kişilerin gelir vergisi, Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde kayıtlı Tarife gereğince %15, %20, %27 ve %35 oranlarında vergilendirilmektedir. Bu Tarife, ücret gelirleri için biraz daha yumuşak bir dilim yapısına sahip olmakla beraber, gerçek dışı olduğu için, 2017 yılında asgari ücretlilerin gelir vergisini bile Eylül ayından itibaren %15’den %20’ye çıkarmış ve vergilemiştir. Tarifenin çok dik yapısını değiştirmeye yanaşmayan yetkililer, 2017 yılı için söz konusu geçici madde ile sorunu kısmen çözmeyi tercih etmişlerdir. Böylece, asgari ücretlilerin 2017 yılı net ücretleri cari Tarife dolayısıyla %15 yerine %20 oranından vergilendirilmişse, %15’i aşan vergi, bu ücretlilere geri ödenmek üzere, işverenin muhtasar beyannamesinde ödenecek vergiden mahsup edilerek, reddolunacaktır.

 

Madde, 7061 sayılı Kanunun Resmi Gazetede yayım tarihi olan 4 Aralık 2017 günü yürürlüğe girmiştir.

Uygulama, 6 Aralık 2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 299 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği çerçevesinde yürütülecektir.

 

2. Kurumlar Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler:

 

2.1  Yapı Kooreratiflerine Tanınan İlave İmkanlar:

 

2.1.1 Kanun Metni:

 

MADDE 88- 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yer alan parantez içi hüküm yürürlükten kaldırılmış ve aynı bendin sonuna aşağıdaki parantez içi hüküm eklenmiştir.

“(Kooperatiflerin ortakları dışındaki kişilerle yaptıkları işlemler ile kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda ortakları ile yaptıkları işlemler “ortak dışı” işlemlerdir. Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz. Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilir. Kooperatiflerin, iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi yoktur. Ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.)”

 

2.1.2 Açıklama:

 

Yapı kooperatiflerinin ötedenberi ortak dışı işlem sayılmadığı için vergiden istisna edilen “arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri” hususu, yeni parantez içi hükümle genişletilmiştir. Böylece, “kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri amotismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları” da ortak dışı işlem sayılmayacaktır. Bunun yanı sıra, kooperatiflerin ortak dışı işlemleri dolayısıyla bir iktisadi işletmelerinin oluştuğu kabul edilecek ve yukarıda sayılan faaliyetlerden elde edilen kurum kazancı, iktisadi işletmenin kurumlar vergisi matrahına dahil edilmeyecektir.

 

Madde, 1.1.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.

 

2.2 Taşınmaz (Gayrimenkul) Satış Kazancı İstisnasına ve Kooperatif Risturn İstisnasına Getirilen Daraltmalar:

 

2.2.1 Kanun Metni:

 

MADDE 89- 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının;

a) (e) bendinin birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75’lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50’lik kısmı.”

b) (f) bendinde yer alan “Bankalara borçları” ibaresi “Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine borçları” şeklinde, “bankalara veya” ibaresi “bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine veya” şeklinde değiştirilmiş ve aynı bende “bankaların” ibaresinden sonra gelmek üzere “, finansal kiralama ya da finansman şirketlerinin” ibaresi eklenmiş ve “söz konusu kıymetlerin satışından doğan kazançların %75’lik kısmı” ibaresi “söz konusu kıymetlerden taşınmazların (6361 sayılı Kanun kapsamında yapılan finansal kiralama işlemlerinde kiracının temerrüdü sebebiyle kanuni takipteki finansal kiralama alacakları karşılığında tarafların karşılıklı mutabakatıyla kiralayanın her türlü tasarruf hakkını devraldığı finansal kiralama konusu taşınmazlar dâhil) satışından doğan kazançların %50’lik, diğerlerinin satışından doğan kazançların %75’lik kısmı” şeklinde değiştirilmiştir.

c) (i) bendinin birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kooperatif ortaklarının yönetim gideri karşılığı olarak ödedikleri paralardan harcanmayarak iade edilen kısımlar ile tüketim kooperatiflerinin, ortaklarının kişisel ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak için satın aldıkları malların değerine göre hesapladıkları risturnlar.”

 

2.2.2 Açıklama:

 

2.2.2.1 5520 Sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yapılan değişiklik:

 

Daha önce taşınmaz (gayrimenkul) satış kazancı, aynen iştirak hissesi satış kazancı gibi %75 kurumlar vergisi istisnasından yararlanırken yapılan değişiklikle, 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren gerçekleşen gayrimenkul satışlarından elde edilen kazancın kurumlar vergisinden müstesna kısmı %50’ye indirilmiştir.

 

2.2.2.2  5520 Sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yapılan değişiklik:

 

Daha önce kapsamı kısıtlı olan ve “borç dolayısıyla bankalara devredilmiş olan ........ taşınmazların (gayrimenkullerin) satışından elde edilen kazancın %75’inin kurumlar vergisinden istisna edileceği” hükmü, yapılan değişiklikle “borç dolayısıyla finansal kiralama ve finansman şirketlerine devredilen taşınmazların satışından elde edilen kazançlara” da şamil hale getirilmiş; ancak, bankalar dahil, tüm şirketlerin vergi istisnası 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren %50’ye indirilmiştir.

 

2.2.2.3 5520 Sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yapılan değişiklik:

  

Daha önce, tüketim kooperatiflerinin yanı sıra, üretim kooperatiflerinin ve kredi kooperatiflerinin ortakla yapılan işlem için hesapladıkları risturnlar kurumlar vergisinden istisna edilmekteydi. Yapılan değişiklikle, yalnızca tüketim kooperatiflerinin, ortaklarının kişisel ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak için satın aldıkları malların değerine göre hesapladıkları risturnlar kurumlar vergisinden müstesna hale gelmiştir. Üretim ve tüketim kooperatiflerinin 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren ortakla yapılan işlem dolayısıyla hesapladıkları risturnlar vergilendirilecektir.

 

2.3  İndirimli Kurumlar Vergisinde Süre Uzatımı:

 

2.3.1 Kanun Metni:

 

MADDE 90- 5520 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “2017 takvim yılında” ibaresi “2017 ve 2018 takvim yıllarında” şeklinde değiştirilmiştir.

 

2.3.2 Açıklama:

 

Daha önce, 6770 sayılı Kanunun 30. maddesiyle K.V.K.na eklenen geçici 9. madde ile “mükelleflerin 2017 yılında gerçekleştirdikleri imalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırım harcamaları için, K.V.K.nun 32/A maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde %55, %65 ve %90 şeklinde yer alan kanuni oranların (yatırıma katkı oranı), sırasıyla %70, %80 ve %100 şeklinde ve (c) bendinde %50 şeklinde (yatırım döneminde devam eden yatırımlar için) yer alan oranın %100 şeklinde uygulanması” hüküm altına alınmıştı. 7061 sayılı Kanunla, tavizli yatırıma katkı oranlarını uygulama süresi 2018 yılı yatırım harcamalarını da içine alacak şekilde genişletilmiştir.

 

Madde, Kanunun yayım tarihi olan 4 Aralık 2017 günü yürürlüğe girmiştir.

 

2.4 Kurumlar Vergisinde Oran Artırımı:

 

2.4.1 Kanun Metni:

 

MADDE 91- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 10- (1) Bu Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan %20 oranı, kurumların 2018, 2019 ve 2020 yılı vergilendirme dönemlerine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için ilgili yıl içinde başlayan hesap dönemlerine) ait kurum kazançları için %22 olarak uygulanır.

(2) Bakanlar Kurulu, birinci fıkrada yazılı %22 oranını %20 oranına kadar indirmeye yetkilidir.”

 

2.4.2 Açıklama:

 

Yapılan değişiklikle, kurumlar vergisi oranı 2018, 2019 ve 2020 yılları kurum kazançları için %20’den %22’ye çıkarılmıştır. Tüm Dünyada yatırımları artırmak için kurumlar vergisi oranları düşürülürken, Türkiye’de artırılması manidardır.

 

Madde, Kanunun yayım tarihi olan 4 Aralık 2017 günü yürürlüğe girmiştir.

 

2.5 Finansal Kiralama ve Finansman Şirketleri tarafından ayrılan özel karşılıkların gider olarak indirimi:

 

2.5.1 Kanun Metni:

 

MADDE 106- 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 16 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(2) Finansal kiralama ve finansman şirketleri tarafından bu madde uyarınca ayrılan özel karşılıkların tamamı, ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir.”

 

2.5.2 Açıklama:

 

6361 sayılı Kanunun karşılıklara ilişkin 16 ncı maddesi aynen aşağıdaki gibidir:

 

“Karşılıklar

MADDE 16 – (1) Şirket, işlemlerinden kaynaklanan alacaklarından doğmuş veya doğması beklenen ancak, miktarı kesin olarak belli olmayan zararlarını karşılamak amacıyla Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde karşılık ayırmak zorundadır.”

 

Finansal kiralama ve finansman şirketleri, öncelikle faaliyetlerini düzenleyen 6361 sayılı Kanun ve onun uygulama mevzuatına uymak durumundadır. Bu nedenle bu tür şirketler, ticari alacaklardan kaynaklanan ve fiilen doğmuş veya doğması beklenen zararlarını karşılamak üzere karşılık  ayırmak ve bu karşılıkları finansal tablolarında göstermek mecburiyetindedirler. Oysa, Vergi Usul Kanununun 323üncü maddesi gereğince, yalnız dava ve icra safhasına intikal eden ticari alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılıp, gider kaydedilebileceğinden,  bu tür şirketlerin mali ve ticari finansal tabloları tamamen birbirinden farklı çıkmaktadır. Bu madde ile bu ikiliğe son verilmekte ve 6361 sayılı Kanuna göre ayrılan özel karşılıkların gider kaydı kabul edilmektedir.

 

Madde, 1 Ocak 2019 günü yürürlüğe girecektir.

 

3. Katma Değer Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler:

 

3.1 Yurtdışından Elektronik Ortamda Sunulan Hizmetler:

 

3.1.1 Kanun Metni:

 

MADDE 41- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

“Şu kadar ki Türkiye’de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayanlar tarafından katma değer vergisi mükellefi olmayan gerçek kişilere elektronik ortamda sunulan hizmetlere ilişkin katma değer vergisi, bu hizmeti sunanlar tarafından beyan edilip ödenir. Maliye Bakanlığı elektronik ortamda sunulan hizmetlerin kapsamı ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

 

3.1.2 Açıklama:

 

Bilindiği üzere, 3065 sayılı K.D.V.K.nun 9 uncu maddesinde “Vergi Sorumlusu” düzenlenmekte ve maddenin 1 numaralı fıkrasında özetle, “mükellefin Türkiye’de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde, Maliye Bakanlığının vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği” hükme bağlanmaktadır. Maddeye yeni eklenen cümleler ile Maliye Bakanlığının bundan böyle yurt dışından Türkiye’de K.D.V mükellefi olmayan gerçek kişilere hizmet satan dar mükellefleri bu hizmetin K.D.V.nin ödenmesinden sorumlu tutacağı anlaşılmaktadır. Uygulamanın nasıl gerçekleştirileceğini, bundan sonra çıkarılacak olan K.D.V. Genel Tebliğlerinden gözleyebileceğiz.

 

Madde 1.1.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.

 

3.2 Roaming hizmetleri ile finansal kiralama ve finansman şirketlerince gerçekleştirilen taşınmaz (gayrimenkul) ve iştirak hisseleri alım/satım istisnası:

 

3.2.1 Kanun Metni:

 

MADDE 42- 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasına (c) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve aynı fıkranın (r) bendinin birinci paragrafında yer alan “bankalara” ibareleri “bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine” şeklinde değiştirilmiş, “devir ve teslimleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketlerince devir ve teslimi” ibaresi eklenmiştir.

“ç) Uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışından alınan roaming hizmetleri ile bu hizmetlerin Türkiye’deki müşterilere yansıtılması,”

 

3.2.2 Açıklama:

 

3.2.2.1 Roaming Hizmetleri:

 

Bilindiği üzere, K.D.V.K.nun 17 nci maddesinde kısmi K.D.V. istisnası düzenlenmiştir. Kısmi istisna kapsamına giren teslim ve hizmetler için daha önce ödenmiş olan K.D.V.nin, K.D.V.K.nun 30 uncu maddesi gereğince hesaplanan K.D.V.den indirilmemesi gerekir.

 

7061 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle K.D.V.K.nun 17 nci maddesinin 4 numaralı fıkrasına eklenen yeni (ç) bendi ile “uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışından alınan roaming hizmetleri ile bu hizmetlerin Türkiye’deki müşterilere yansıtılması”, K.D.V.den kısmen istisna edilmektedir. Böylece, K.D.V.nin temel prensibi olan “destinasyon” (hizmetten faydalanılan ülkede K.D.V.nin alınması) ilkesi ihlal edilmiş olmaktadır. Yurt dışından roaming hizmetini Türkiye’deki tüketiciye veren GSM şirketi, kendi ülkesinde zaten hizmet ihracı dolayısıyla K.D.V.den istisna edileceğinden, bu madde değişikliği ile yurt dışından alınan roaming hizmeti için yapılan ödeme hiç bir yerde K.D.V.ne tabi olmayacaktır. Dolayısıyla, burada teknik hata yapıldığını düşünüyoruz.

 

3.2.2.2 İştirak Hissesi ve Taşınmaz Satış İstisnası:

 

7061 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle K.D.V.K.nun 17 nci maddesinin 4 numaralı fıkrasının (r) bendinin birinci paragrafında yapılan değişiklik sonucunda, söz konusu paragraf aşağıdaki şekli almıştır:

 

“(r) Kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimleri ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketlerince devir ve teslimi.”

 

Böylece, başlangıçta sadece “mali yönden zor durumda olan kurumların gayrimenkul ve iştirak hisselerini satarak, sorunlarını çözmeleri” amacıyla getirilen bu istisna, bugün iyice genişleyerek, bankaların, finansal kiralama ve finansman şirketlerinin alım/satımlarını da kapsamına alan bir hale gelmiştir.

 

Madde, 1.1.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.

 

3.3 Yatırım Teşvik Belgeli Yatırımlarda K.D.V. İadesi:

 

3.3.1 Kanun Metni:

 

MADDE 43- 3065 sayılı Kanunun geçici 37 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “2017 yılında” ibaresi “2017 ve 2018 yıllarında”, “2017 yılının” ibaresi “2017 ve 2018 yıllarının” şeklinde ve aynı fıkranın (b) bendinde yer alan “2017 yılında” ibaresi “2017 ve 2018 yıllarında”, “2017 yılı” ibaresi “2017 ve 2018 yılı” şeklinde değiştirilmiştir.

 

3.3.2 Açıklama:

 

7061 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle K.D.V.K.nun geçici 37 nci maddesinin 1 numaralı fıkrasında yapılan değişiklik sonucunda, söz konusu fıkra aşağıdaki şekli almıştır:

 

“Geçici Madde 37- İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında;

a) Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017 ve 2018 yıllarında yüklenilen ve 2017 ve 2018 yıllarının altı aylık dönemleri itibariyla indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi altı aylık dönemleri izleyen bir yıl içerisinde,

b) 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017 ve 2018 yıllarında yüklenilen ve 2017 ve 2018 yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi izleyen yıl içerisinde,

Talep edilmesi halinde belge sahibi mükellefe iade olunur................ “ 

 

Böylece, yatırım inşaat işlerine yapılan ödemelerin tam K.D.V. istisnasından yararlanması kanunen mümkün olmadığından, indirim yoluyla telafi edilemeyen K.D.V.nin makul bir süre içerisinde yatırımcılara iadesi için geçen yıl 6770 sayılı Kanunla K.D.V.K.na ilave edilen bu geçici maddeye, 2018 yılında yapılan inşaat yatırım harcamaları dolayısıyla yüklenilen K.D.V. de dahil edilmiş olmaktadır.

 

Madde, 1.1.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.

 

3.4 FATİH Projesi’ne İlişkin Tam K.D.V. İstisnası, Ö.İ.V. İstisnası, Damga Vergisi İstisnası, Harç İstisnası, Gümrük Vergisi ve Fon İstisnası, Ö.T.V. İstisnası, 5846 Sayılı Kanunun 44/2 nci Maddesindeki Kesintilerden İstisna, TRT Bandrol İstisnası, Telsiz Ruhsatname ve Yıllık Kullanım Ücreti İstisnası:

 

3.4.1 Kanun Metni:

 

MADDE 44- 3065 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 38- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren düzenlenen sözleşmelere istinaden Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Eğitimde Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi kapsamında yapılan mal ve hizmet alımlarında uygulanmak üzere;

a) Proje bileşenlerine ilişkin olarak; Millî Eğitim Bakanlığınca yapılan ithalatlar ile bu Bakanlığa yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları katma değer vergisinden müstesnadır (Bu kapsamda yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler bu Kanunun 32 nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilir. Maliye Bakanlığı istisna ve iadeye ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.).

b) Proje bileşenleri için belirlenen internet kullanımlarına mahsus olan mobil telefon aboneliğinin ilk tesisi ile Proje bileşenlerine ilişkin verilen elektronik haberleşme hizmetleri, 6802 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre alınan özel iletişim vergisinden müstesnadır (Bu kapsamda verilen elektronik haberleşme hizmetleri nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilir. Maliye Bakanlığı istisna ve iadeye ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.).

c) Proje bileşenlerine ilişkin mal ve hizmet alımları ile ilgili olarak düzenlenen idare ve/veya proje yüklenicilerinin taraf olduğu kâğıtlar, 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre alınan damga vergisinden müstesnadır.

ç) Millî Eğitim Bakanlığı veya bu Bakanlık adına Proje yüklenicileri ile alt yükleniciler tarafından serbest dolaşıma sokulacak her türlü araç, gereç, malzeme, makine, ürün ve bunların yedek parçaları, 4458 sayılı Kanuna göre alınan gümrük vergilerinden, fonlardan, bu ithalata ilişkin düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden, yapılacak işlemler harçlardan müstesnadır (Proje yüklenicileri ile alt yükleniciler tarafından serbest dolaşıma sokulacak eşyanın bu Projeye uygunluğunu tevsik edici belgeleri düzenlemeye Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.).

d) Proje bileşenlerine ilişkin olarak 4760 sayılı Kanuna ekli (IV) sayılı listede yer alan malların, Millî Eğitim Bakanlığına ya da proje yüklenicisine teslimi veya bunlar tarafından ithali özel tüketim vergisinden müstesnadır (Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.).

e) 406 sayılı Kanun uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuyla görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalamak suretiyle veya 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca bu Kuruma bildirim yapılması veya bu Kurumca kullanım hakkı verilmesi yoluyla yetkilendirilen veya yetkilendirilmiş sayılan işletmecilerin Millî Eğitim Bakanlığı ya da proje yüklenicisi işletmelere yapmış oldukları mal teslimleri ve hizmet ifaları dolayısıyla elde ettikleri gelirler, bu işletmecilerden 406 sayılı Kanunun ek 37 nci maddesine göre alınan Hazine payının ve Kurum masraflarına katkı payının, 16/6/2005 tarihli ve 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanununun 6 ncı maddesine göre alınan evrensel hizmet gelirlerinin, 5809 sayılı Kanunun 11 inci maddesine göre alınan idari ücret ile aynı Kanunun 46 ncı maddesinin (7) numaralı fıkrasına göre alınan telsiz ücretinin hesaplanmasına dâhil edilmez.

f) Proje bileşenlerine ilişkin olarak temin edilecek bilgisayar ve tablet bilgisayarlar ile etkileşimli tahtalar için 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 44 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen kesintiler yapılmaz (Millî Eğitim Bakanlığı bu kapsamda temin edilen mallardan kesinti yapılmamasını sağlayan belgeleri düzenlemeye yetkilidir.).

g) Proje bileşenlerine ilişkin olarak temin edilecek bilgisayar ve tablet bilgisayarlar ile etkileşimli tahtalardan, 4/12/1984 tarihli ve 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanununun 4 üncü maddesinin (a) fıkrasında yer alan bandrol ücreti alınmaz (Milli Eğitim Bakanlığı bu kapsamda temin edilen mallardan bandrol ücreti alınmamasını sağlayan belgeleri düzenlemeye yetkilidir.).

ğ) Proje bileşenlerine ilişkin olarak tesis edilen aboneliklere ait telsiz cihaz ve sistemlerinden, 5809 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinde yer alan telsiz ruhsatname ve yıllık kullanım ücretleri alınmaz.

h) Proje kapsamında yapılacak mal ve hizmet alımlarında Proje bileşenlerine ilişkin ihale yüklenicisinin bu Proje ile ilgili faaliyette bulunmak üzere özel amaçlı şirket kurması halinde bu şirket, yalnızca ilgili mevzuatına göre kendi ödemesi gereken vergi ve mali yükümlülüklerden sorumlu olup, ihale yüklenicisinin ödemesi gereken Hazine payı, Kurum masraflarına katkı payı, evrensel hizmet katkı payı, idari ücret, özel iletişim vergisi ve telsiz ücretlerinden sorumlu tutulmaz.”

 

3.4.2 Açıklama:

 

Yukarıda Torba Kanun içerisinde yer alan torba maddenin incelenmesinden, FATİH Projesi bünyesinde fonksiyon almayı düşünen kişi ve kuruluşların akıllarına gelen her türlü vergi, resim, harç ve ücreti teker teker sayarak, bunları istisna kapsamına almayı amaçladıkları; böylece Proje maliyetini düşürmeyi hedefledikleri anlaşılmaktadır. Sonsuz bir vergi istisna düzeni yaratılamayacağından, bundan sonra müteaddit defalar yeni istisnalar getirilmesi beklenmelidir.

 

Teknik açıdan ise, bu geçici maddenin hangi tarihler arasında vergi, resim, harç, ücret istisnası getirdiğini anlayamadığımızı; 1.1.2018 tarihinde yürürlüğe girecek olan bu geçici maddenin hangi tarihe kadar yürürlükte kalacağını göremediğimizi ifade edebiliriz.

 

Bunun yanı sıra, bir vergi kanununa bir geçici madde ekleyerek, bununla başka vergi, resim, harç ve ücret kanunlarında geçici adı altında kalıcı istisna teminini de kanun yapım tekniği açısından son derece yadırgadığımızı kaydedebiliriz.

 

4. Özel Tüketim Vergisi Kanunu:

 

4.1 Otomobil Ö.T.V. İstisnasında Değişiklik:

 

4.1.1 Kanun Metni:

 

MADDE 72- 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının; (2) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentlerinin parantez içi hükümlerinde yer alan “motor silindir hacmi 1.600 cm³’ü aşanlar” ibaresi “hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200.000 TL’yi aşanlar” şeklinde, (6) numaralı bendinin köşeli parantez içi hükmünde yer alan “ile (7) numaralı fıkrası” ibaresi “ve (7) numaralı fıkrası kapsamında ithal edilen eşya ile (12) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında ithal edilen bu Kanuna ekli (II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P numarasında “-Diğerleri” satırı altında yer alan mallardan özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi dahil gümrük vergilerine ilişkin istisna uygulanmaması durumunda belirlenecek gümrüklenmiş değeri 200.000 TL’yi aşanlar” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Birinci fıkranın; (2) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentleri ile (6) numaralı bendinde yer alan tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Hesaplanan tutarın 100 lirayı aşmayan kesirleri dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu şekilde tespit edilen tutarı %50’sine kadar artırmaya yetkilidir.”

 

4.1.2 Açıklama:

 

7061 sayılı Kanunun 72 nci maddesiyle Ö.T.V.K.nun 7 nci maddesinde yapılan muhtelif değişiklikler sonucunda, söz konusu maddenin  ilgili kısmı aşağıdaki şekli almıştır:

 

“Diğer İstisnalar

Madde 7 – Bu Kanuna ekli;

......................

2. (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tabi mallardan;

a) 87.03 (hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200.000 TL’yi aşanlar hariç) ..................

......................

c) 87.03  (hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200.000 TL’yi aşanlar hariç) ..................

.....................

6. Kanuna ekli listelerdeki mallardan 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesi [(5) numaralı fıkrasının (a) bendi ve (7) numaralı fıkrası kapsamında ithal edilen eşya ile (12) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında ithal edilen bu Kanuna ekli (II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasında “-Diğerleri” satırı altında yer alan mallardan özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi dahil gümrük vergilerine ilişkin istisna uygulanmaması durumunda belirlenecek gümrüklenmiş değeri 200.000 TL’yi aşanlar hariç] .................

......................

Vergiden müstesnadır.

Birinci fıkranın; (2) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentleri ile (6) numaralı bendinde yer alan tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Hesaplanan tutarın 100 lirayı aşmayan kesirleri dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu şekilde tespit edilen tutarı %50’sine kadar artırmaya yetkilidir.”

 

Böylece, eskiden motor silindir hacmi 1.600 cm3’ü aşanlar hariç, geri kalan 87.03 Gümrük Tarife pozisyonundaki eşyadan, münhasıran engellilik derecesi %90’ı aşanlar tarafından kullanılan otomobiller özel tüketim vergisinden müstesna iken, şimdi vergili bedeli 200.000 lirayıaşanlar hariç, geri kalan 87.03 pozisyonundaki eşyadan, münhasıran engellilik derecesi %90’ı aşanlar tarafından kullanılan otomobiller vergiden müstesna hale gelmiştir. Bundan böyle, engellilerin 1.600cm3’ü aşmayan otomobilleri değil, fakat vergili bedeli 200.000 aşmayan otomobilleri Ö.T.V.den istisna edilecektir. 

 

Yürürlük tarihi 1.1.2018’dir.

 

4.2 Sigara Asgari Maktu Ö.T.V.de Değişiklik:

 

4.2.1 Kanun Metni:

“Madde 73- 4760 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “perakende satışa sunulan sigaraların birim ambalajı içinde yer alan her bir sigara” ibaresi “perakende satışa sunulan sigaraların ve makaronların birim ambalajı içinde yer alan her bir sigara veya her bir makaron” şeklinde ve “20 adet sigaradan” ibaresi “20 adet sigaradan, 50 adet makarondan” şeklinde değiştirilmiştir.”

 

Açıklama:

 

Böylece, Kanun eki cetveldeki asgari maktu Ö.T.V.hesabına, makaron ibaresi de eklenmiş olmaktadır.

 

Yürürlük tarihi 4.12.2017’dir.

 

4.3 Sigara Maktu Ö.T.V.de Değişiklik:

 

4.3.1 Kanun Metni:

 

“Madde 74- 4760 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “her bir sigara adedi” ibaresi “her bir sigara veya makaron adedi” şeklinde değiştirilmiştir.”

 

4.3.2 Açıklama:

 

Böylece Bakanlar Kuruluna daha önce, birim ambalaj içinde yer alan her bir sigara adedine göre tespit etme ve artırma yetkisi verilen maktu Ö.T.V., şimdi birim ambalaj içinde yer alan her bir makaron adedine göre de kullanılabilecektir.

 

Yürürlük tarihi 4.12.2017’dir.

 

4.4 Alkolsüz İçeceklerde Ö.T.V.:

 

4.4.1 Kanun Metni:

 

“MADDE 75- 4760 sayılı Kanunun ekinde yer alan (III) sayılı listenin;

a) (A) cetveline aşağıdaki mallar eklenmiştir.

G.T.İ.P. NO

Mal İsmi

Vergi Oranı

(%)

Asgari Maktu Vergi

Tutarı (TL)

20.09

Meyve suları (üzüm şırası dahil) ve sebze suları (fermente edilmemiş ve alkol katılmamış), ilave şeker veya diğer tatlandırıcı maddeler katılmış olsun olmasın (Yalnız ambalajlanmış olanlar ve/veya toptan teslime konu edilenler) (Sebze suları ve Türk Gıda Kodeksine göre % 100 meyve suyu sayılanlar hariç)

10

-

22.02

Sular (mineral sular ve gazlı sular dahil) (ilave şeker veya diğer tatlandırıcı maddeler katılmış veya aromalandırılmış) ve alkolsüz diğer içecekler (20.09 pozisyonundaki meyve ve sebze suları hariç) (Yalnız ambalajlanmış olanlar ve/veya toptan teslime konu edilenler) (Doğal mineralli doğal maden suyu ile üretilmiş, tatlandırılmış, aromalandırılmış meyveli gazlı içecekler ile 2202.10.00.00.11, 2202.10.00.00.12, 2202.10.00.00.13, 2202.91.00.00.00 hariç)

10

-

2202.10.00.00.11

Sade gazozlar

10

-

2202.10.00.00.12

Meyvalı gazozlar

10

-

2202.91.00.00.00

Alkolsüz biralar

10

-

b) (B) cetveline aşağıdaki mal eklenmiştir.

G.T.İ.P. NO

Mal İsmi

Vergi Oranı

(%)

Asgari Maktu Vergi

Tutarı (TL)

4813.10.00.80.00

Diğerleri (Makaron)

65,25

0,0994

 

 

4.4.2 Açıklama:

 

Böylece, bundan böyle meyve suları, sebze suları, sular, alkolsüz diğer içecekler, tatlandırılmış, aromalandırılmış gazlı içecekler, sade gazozlar, meyvalı gazozlar ve alkolsüz biralar ile makaronlar da Ö.T.V. kapsamında vergilendirilecektir.

 

Yürürlük tarihi, (A) Cetvelindeki alkolsüz içecekler için 1.1.2018; (B) Cetvelindeki makaronlar için 4.12.2017’dir.

 

5. Gider Vergileri Kanununda Yapılan Değişiklikler:

 

5.1 Özel İletişim Vergisinde Yapılan Değişiklik:

 

5.1.1 Kanun Metni:

 

“MADDE 10- 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “%25”, (b) ve (d) bentlerinde yer alan “%15”, (c) bendinde yer alan “%5” ibareleri “%7,5” şeklinde, yedinci fıkrasında yer alan “Birinci fıkradaki %25 ve %15 oranlarını ayrı ayrı veya birlikte %5’e, %5 oranını ise sıfıra kadar indirmeye ve bu oranları kanuni oranlarına kadar artırmaya” ibaresi “Birinci fıkradaki oranları ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya” şeklinde değiştirilmiştir.”

 

5.1.2 Açıklama:

 

Yapılan değişikle öncelikle, her nevi mobil elektronik haberleşme işletmeciliği kapsamındaki tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri için %25 olan Ö.İ.V. %7.5’e indirilmiştir. Daha sonra, radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetler ile diğer elektronik haberleşme hizmetleri için %15 olan Ö.İ.V. %7.5’e indirilmiştir. En son olarak, kablolu, kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcılığı hizmeti  %5’den %7.5’e çıkarılmıştır.

 

Bakanlar Kurulunun Ö.İ.V.nde değişiklik yetkisi de “Kanundaki oranları ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirme ve iki katına kadar artırma” şeklinde belirlenmiştir.

 

Yürürlük tarihi 1.1.2018’dir. 

 

5.2 Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinde Yapılan Değişiklik:

 

5.2.1 Kanun Metni:

 

“MADDE 11- 6802 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer alan “Türkiye’de kurulu borsalarda gerçekleştirilen” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.”

 

5.2.2 Açıklama:

 

Yapılan değişiklik sonucunda, 29 uncu maddenin birinci fıkrasının (p) bendi aşağıdaki şekli almıştır:

 

“Madde 29- Aşağıda yazılı muameleler dolayısıyle alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.

.............................

 

p) Arbitraj muameleleri ile vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerine ilişkin muameleler ve bu muameleler sonucu lehe alınan paralar,

............................”

 

Daha önce, BSMV mükelleflerinin yalnızca Türkiye’de kurulu borsalarda gerçekleştirdikleri vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerine ilişkin muameleler ve bu muameleler sonucu lehe alınan paralar BSMV’den müstesna iken, şimdi 1.1.2018’den itibaren yurt dışında kurulu borsalarda gerçekleştirilen bu tür muameleler ve lehe alına paralar da BSMV’den istisna edilecektir.

 

6. Veraset ve İntikal Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklik:

 

6.1 Kanun Metni:

 

MADDE 13- 8/6/1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “%10” ibaresi “%20” olarak değiştirilmiştir.”

 

6.2 Açıklama:

 

Daha önce, şans oyunları ile gerçek ve tüzel kişilerce düzenlenen yarışma ve çekilişlerde kazanılan ikramiyelerde V.İ.V. oranı %10 iken, yapılan değişiklikle 1.1.2018’den itibaren bu oran %20’ye çıkarılmıştır.

 

7. Damga Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler:

 

7.1 Maktu ve Nispi Damga Vergilerinde Değişiklik:

 

7.1.1 Kanun Metni:

 

MADDE 29- 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun mükerrer 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bakanlar Kurulu, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan maktu vergileri veya bu vergilerin yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle belirlenmiş olan tutarlarını (maktu ve nispi vergilerin asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dâhil) ve nispi vergileri, kâğıt türleri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte olmak üzere; maktu vergilerde on katına, nispi vergilerde ise bir katına kadar artırmaya, uygulanmakta olan maktu vergileri yarısına kadar, nispi vergileri ise sıfıra kadar indirmeye, bu had ve miktarlar arasında yeni had, miktar ve nispetler tespit etmeye yetkilidir.”

 

7.1.2 Açıklama:

 

Yeniden düzenlenen fıkra ile Bakanlar Kurulunun damga vergisini artırma ve indirme yetkisi yönünden daha önce muhtelif kanunlarla yapılan değişiklikler ortadan kaldırılmış ve Bakanlar Kuruluna nispi vergilerde “sıfır ile kanuni oranın bir katına kadar olan oran arasında serbestce oran tespit etme yetkisi” verilmiş; bu yetki, maktu vergilerde “kanuni oranın yarısı ile on katı arasında serbestce tespit etme” şeklinde belirlenmiştir. Bakanlar Kurulu bu yetkisini, kağıt türleri itibariyle ayrı ayrı veya birlikte kullanabilecektir.

 

Yürürlük tarihi 4.12.2017’dir.

 

7.2 Özel İstisna Hükmü:

 

7.2.1 Kanun Metni:

 

MADDE 30- 488 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı tablonun “IV- Ticari ve medeni işlerle ilgili kâğıtlar” başlıklı bölümüne aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“54. Kamu özel iş birliği projelerinin finansmanı için yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetler karşılığında fon temin etmek üzere kurulan özel amaçlı kuruluşların, bu fonları proje yüklenicisi firmalara kullandırmasına ilişkin olarak düzenlenen kâğıtlar ile bunların teminatı ve geri ödenmesine ilişkin işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar.”

 

7.2.2  Açıklama:

 

D.V.K.nun (2) sayılı tablosunda damga vergisinden istisna edilecek kağıtlar sayılmakta; bu tablonun IV üncü bölümünde ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar sıralanmaktadır. 7061 sayılı Kanunla bu bölüme eklenen 54 numaralı fıkra ile  “kamu özel iş birliği projelerinin finansmanı için yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetler karşılığında fon temin etmek üzere kurulan özel amaçlı kuruluşların, bu fonları proje yüklenicisi firmalara kullandırmasına ilişkin olarak düzenlenen kâğıtlar ile bunların teminatı ve geri ödenmesine ilişkin işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar, damga vergisinden istisna edilmektedir.

 

Yürürlük tarihi 4.12.2017’dir.

 

8. Harçlar Kanununda Yapılan Değişiklikler:

 

8.1 Özel İstisna Hükmü:

 

8.1.1 Kanun Metni:

 

MADDE 31- 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesine onbirinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Kamu özel iş birliği projelerinin finansmanı için yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetler karşılığında fon temin etmek üzere kurulan özel amaçlı kuruluşların, bu fonları proje yüklenicisi firmalara kullandırmasına ilişkin işlemler ile bunların teminatı ve geri ödenmesine ilişkin işlemler, yargı harçları hariç, bu Kanunda yazılı harçlardan müstesnadır.”

 

8.1.2 Açıklama:

 

Bilindiği üzere, Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinde özel kanunlardaki hükümler düzenlenmektedir. Şimdiye kadar özel kanunlarla getirilen muhtelif harç istisnalarına ilave olarak 7061 sayılı Kanunla maddeye onikinci istisna fıkrası getirilmiştir. Buna göre, “kamu özel iş birliği projelerinin finansmanı için yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetler karşılığında fon temin etmek üzere kurulan özel amaçlı kuruluşların, bu fonları proje yüklenicisi firmalara kullandırmasına ilişkin işlemler ile bunların teminatı ve geri ödenmesine ilişkin işlemler, yargı harçları hariç, Harçlar Kanununda yazılı harçlardan müstesna tutulacaktır.”

 

Yürürlük tarihi 4.12.2017’dir.

 

8.2 Transfer Fiyatlandırması Yöntem Belirleme Anlaşması Harcı Yürürlükten Kaldırılmıştır:

 

8.2.1 Kanun Metni:

 

MADDE 32- 492 sayılı Kanuna bağlı (8) sayılı Tarifenin “XII- Transfer fiyatlandırması ile ilgili yöntem belirleme anlaşması harçları:” başlıklı bölümü yürürlükten kaldırılmıştır.

 

8.2.2 Açıklama:

 

Harçlar Kanununa bağlı (8) sayılı Tarife, İmtiyazname, Ruhsatname ve Diploma harçlarını düzenlemektedir. XII numaralı bölümde transfer fiyatlandırması ile ilgili yöntem belirleme anlaşması harçları, başvuru harcı ve yenileme harcı olarak sıralanmıştır. Ancak, 7061 sayılı Kanunla 4.12.2017 tarihinden itibaren bu bölümdeki harçlar yürürlükten kaldırılmış olmaktadır.

 

9. Emlak Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklik:

 

9.1 Kanun Metni:

 

MADDE 35- 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde ilave edilmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 23- Takdir komisyonlarınca 2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri, 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50’sinden fazlasını aşması durumunda, 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlası esas alınır. Takip eden 2019, 2020 ve 2021 yıllarında 29 uncu madde kapsamında bina ve arazi vergisi matrahları ile asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri bu şekilde belirlenen değerler üzerinden hesaplanır.

Emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülükler için de birinci fıkra hükümlerine göre belirlenen değerler dikkate alınarak uygulanır.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

 

 9.2 Açıklama:

 

Bilindiği üzere, bazı yörelerde takdir komisyonları 2018 yılı için oldukça yüksek arsa ve arazi metrekare birim değerleri takdir etmişlerdi. Bu uyumsuzluğu ortadan kaldırmak üzere Emlak Vergisi Kanununa getirilen geçici 23 üncü madde ile artış oranı 2017 yılının %50 fazlası ile sınırlandırılmıştır.

 

Yürürlük tarihi 4.12.2017’dir.

 

10. Değerli Kağıtlar Kanunu:

 

10.1 Kanun Metni:

 

MADDE 27- 21/2/1963 tarihli ve 210 sayılı Değerli Kâğıtlar Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu kâğıtların, Maliye Bakanlığının muvafakati ile ilgili bakanlık, daireler veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından hazırlanıp bastırılması veya elektronik belge olarak düzenlenmesi mümkündür.”

 

10.2 Açıklama:

 

Değişiklikten önce, değerli kağıtların Maliye Bakanlığının muvafakati ile yalnızca Bakanlık ve daireler tarafından hazırlanıp bastırılması mümkünken, 7061 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına da yetki verilmiş; ayrıca değerli kağıtların elektronik belge olarak düzenlenmesi imkanı getirilmiştir.

 

Yürürlük tarihi 4.12.2017’dir.

 

11. Gümrük Giriş Tarife Cetveli Hakkında Kanunda Yapılan Değişiklikler:

 

11.1 Kanun Metni:

 

MADDE 28- 14/5/1964 tarihli ve 474 sayılı Gümrük Giriş Tarife Cetveli Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde ve aynı Kanunun eki Gümrük Giriş Tarife Cetvelinde yer alan eşyalardan gümrük vergi had ve nispetleri “muaf” olanların gümrük vergisi had ve nispetleri “0” şeklinde değiştirilmiştir.

“Bakanlar Kurulu, bu Kanunun eki Gümrük Giriş Tarife Cetvelinde yer alan eşyaların gümrük vergisi had ve nispetlerini 50’ye kadar yükseltebilir, sıfıra kadar indirebilir veya bu Cetveldeki had ve nispetleri %50’sine kadar artırabilir.”

 

11.2 Açıklama:

 

Bakanlar Kuruluna 7061 sayılı Kanunla tamamen yeni bir yetki tanınmıştır. Daha önce Bakanlar Kurulu gümrük vergisi had ve nispetlerini sıfıra kadar indirmeye veya Cetveldeki had ve nispetleri %50’sine kadar artırmaya yetkiliydi. Şimdi Bakanlar Kurulu, Cetvelde yer alan eşyaların gümrük vergisi had ve nispetlerini ayrıca %50’ye kadar yükseltme yetkisini de almıştır. Bu iki yükseltme yetkisi birbirinden tamamen ayrıdır.

 

Bunun yanı sıra, G.G.T.C.nde teknik bir hatayla gümrük vergi had ve nispeti “muaf” olarak kayıtlı olan eşyaların yeni vergisi bundan böyle “0” (sıfır) olarak gösterilecektir.

 

Yürürlük tarihi 4.12.2017’dir.

 

12. Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu:

 

12.1 Taşıt Değeri:

 

12.1.1 Kanun Metni:

 

MADDE 22- 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“20- Taşıt değeri: Taşıtların teslimi, ilk iktisabı ve ithalinde, katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan (vade farkı ile hesaplanan özel tüketim vergisi hariç) teşekkül eden değeri ifade eder.”

 

12.1.2 Açıklama:

 

Daha önce taşıt değerine bakılmaksızın, yalnızca taşıtın motor silindir hacmine göre düzenlenen M.T.V., bundan böyle otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri için her her iki hususu da dikkate alarak düzenlenecektir. Taşıt değeri ise “taşıtların teslimi, ilk iktisabı ve ithalinde, K.D.V. matrahını oluşturan unsurlardan (vade farkı ile hesaplanan özel tüketim vergisi hariç) oluşacaktır”.

 

Maddenin yürürlük tarihi 1.1.2018’dir.

 

12.2 Yeni Taşıtların Tarifesi:

 

12.2.1 Kanun Metni:

 

MADDE 23- 197 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelen (I) sayılı tarifenin “1- Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri” başlıklı bölümü iki sütun eklenmek suretiyle aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı tarifenin “2- Motosikletler” başlıklı bölümünden önce gelmek üzere aşağıdaki satır eklenmiş, anılan tablodan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, mevcut ikinci fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

 

Motor Silindir Hacmi (cm³)

Taşıt Değeri (TL)

Satır

Numarası

Taşıtların Yaşları ile Ödenecek Yıllık Vergi Tutarı (TL)

1 - 3 yaş

4 - 6 yaş

7 - 11 yaş

12 - 15 yaş

16 ve yukarı yaş

1- Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri

1300 cm³ ve aşağısı

40.000’i aşmayanlar

1

743

518

290

220

78

40.000’i aşıp 70.000’i aşmayanlar

2

817

570

319

242

86

70.000’i aşanlar

3

892

622

348

264

94

1301 - 1600 cm³ e kadar

40.000’i aşmayanlar

4

1.294

970

563

398

153

40.000’i aşıp 70.000’i aşmayanlar

5

1.423

1.067

619

437

168

70.000’i aşanlar

6

1.553

1.164

675

477

183

1601 - 1800 cm³ e kadar

100.000’i aşmayanlar

7

2.512

1.964

1.156

705

274

100.000’i aşanlar

8

2.741

2.142

1.262

770

299

1801 - 2000 cm³ e kadar

100.000’i aşmayanlar

9

3.957

3.048

1.792

1.067

421

100.000’i aşanlar

10

4.317

3.326

1.955

1.164

459

2001 - 2500 cm³ e kadar

125.000’i aşmayanlar

11

5.936

4.309

2.692

1.609

637

125.000’i aşanlar

12

6.476

4.701

2.937

1.755

695

2501 - 3000 cm³ e kadar

250.000’i aşmayanlar

13

8.276

7.200

4.498

2.420

888

250.000’i aşanlar

14

9.029

7.854

4.907

2.640

969

3001 - 3500 cm³ e kadar

250.000’i aşmayanlar

15

12.603

11.340

6.831

3.410

1.251

250.000’i aşanlar

16

13.749

12.371

7.452

3.720

1.365

3501 - 4000 cm³ e kadar

400.000’i aşmayanlar

17

19.815

17.111

10.077

4.498

1.792

400.000’i aşanlar

18

21.617

18.666

10.994

4.907

1.955

4001 cm³ ve yukarısı

475.000’i aşmayanlar

19

32.431

24.320

14.403

6.474

2.512

475.000’i aşanlar

20

35.379

26.531

15.713

7.062

2.741

 

Taşıtların Yaşları ile Ödenecek Yıllık Vergi Tutarı (TL)

1 - 3 yaş

4 - 6 yaş

7 - 11 yaş

12 - 15 yaş

16 ve yukarı yaş

“(I) sayılı tarifede yer alan otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerlerinde, ilk kayıt ve tescil edildiği tarih itibarıyla taşıt değerine isabet eden satır, sonraki yıllarda da bu taşıtın vergi tutarlarının belirlenmesinde esas alınır.”

“(I) sayılı tarifede yer alan otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerlerine ait vergi tutarlarının Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından her yılın ocak ayında ilan edilen kasko sigortası değerlerinin %10’unu aşması halinde, taşıtlara ait vergi tutarlarını, bir önceki satırdaki aynı yaş grubunda bulunan taşıtlara isabet eden vergi tutarı olarak belirlemeye, bu oranı %4’e kadar indirmeye ve kanuni oranına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.”

“Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

 

12.2.2 Açıklama:

 

Şimdiye kadar yalnızca taşıtların motor silindir hacmine göre alınan M.T.V., 1.1.2018’den sonra iktisap edilen taşıtlar için taşıt değeri de dikkate alınarak belirlenecektir. Taşıtların değeri ise taşıtların teslimi, ilk iktisabı ve ithalinde, K.D.V. matrahını oluşturan unsurlardan (vade farkı ile hesaplanan özel tüketim vergisi hariç) oluşacaktır.

 

Tarifede, aynı motor silindir hacmine sahip taşıtlar için taşıt değerine göre farklı iki ayrı satır oluşturulmuş ve bu satırların sonraki yıllarda da vergi tutarının  belirlenmesinde esas alınacağı hükme bağlanmıştır.

 

Daha sonra, vergi tutarlarının her yıl Ocak ayında ilan edilen kasko sigorta değerlerini %10 aşması halinde Bakanlar Kurulunun, bir önceki satırda aynı yaş grubunda bulunan taşıtlara isabet eden vergi tutarını esas alabileceği; ayrıca, bu %10 oranını %4’e  indirebileceği ve tekrar kanuni oranına kadar artırabileceği kaydedilmiştir.

Yürürlük tarihi 1.1.2018’dir.

 

12.3 Verginin Tarh, Tahakkuk ve Ödenmesi; Gider Kaydedilemeyeceği:

 

12.3.1 Kanun Metni:

 

MADDE 24- 197 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları ile 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “(I)” ibareleri “(I), (I/A),” şeklinde değiştirilmiştir.

 

12.3.2 Açıklama:

 

1.1.2018 tarihinden itibaren iktisap edilecek olan taşıtların vergi tutarının belirlenmesinde taşıt değeri de dikkate alınacağından, şu anda trafikte olan taşıtların vergi tutarları, yalnızca taşıt motor silindir hacmini esas alan (I/A) sayılı Tarifeye göre belirlenecektir. Bu durumu ilgili maddelerde göstermek amacıyla, 197 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları ile 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “(I)” ibaresi, ”(I), (I/A)” şeklinde değiştirilmiştir.

 

Yürürlük tarihi 1.1.2018’dir.

 

12.4 Yetki:

 

12.4.1 Kanun Metni:

 

MADDE 25- 197 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “önceki yılda uygulanan” ibaresinden sonra gelmek üzere “taşıt değerleri ve” ibaresi, üçüncü fıkrasının (a) bendinin sonuna “taşıt değerlerini ayrı ayrı veya birlikte yeniden belirlemeye,” ibaresi eklenmiş ve dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Taşıt değerlerinin hesabında yüz Türk lirasına, ödenmesi gereken vergi miktarlarında ise bir Türk lirasına kadar olan kesirler dikkate alınmaz.”

 

12.4.2 Açıklama:

 

1.1.2018 tarihinden itibaren iktisap edilecek taşıtların M.T.V.nin belirlenmesinde taşıt değerleri de dikkate alınacağından, Bakanlar Kurulunun vergi tutarı belirleme yetkisine ilişkin 10 uncu maddede gerekli paralel düzenlemeler yapılmıştır. Ayrıca, eski dördüncü fıkranın yerine getirilen yeni fıkrada, “taşıt değerlerinin hesabında yüz liraya kadar kesirlerin  ve vergi tutarlarında bir liraya kadar kesirlerin dikkate alınmayacağı” hükme bağlanmıştır.

 

Yürürlük tarihi 1.1.2018’dir.

 

12.5 Trafikteki Taşıtların M.T.V. Tarifesi.

 

12.5.1 Kanun Metni:

 

MADDE 26- 197 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 8- 31/12/2017 tarihinden (bu tarih dahil) önce kayıt ve tescil edilen otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri aşağıdaki (I/A) sayılı tarifeye göre vergilendirilir.

 

(I/A) SAYILI TARİFE

 

Motor Silindir Hacmi (cm³)

Taşıtların Yaşları ile Ödenecek Yıllık Vergi Tutarı (TL)

1-3 yaş

4-6 yaş

7-11 yaş

12-15 yaş

16 ve yukarı yaş

Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri

1300 cm³ ve aşağısı

743

518

290

220

78

1301 - 1600 cm³ e kadar

1.294

970

563

398

153

1601 - 1800 cm³ e kadar

2.284

1.785

1.051

641

249

1801 - 2000 cm³ e kadar

3.598

2.771

1.629

970

383

2001 - 2500 cm³ e kadar

5.396

3.918

2.448

1.463

579

2501 - 3000 cm³ e kadar

7.524

6.545

4.089

2.200

808

3001 - 3500 cm³ e kadar

11.458

10.309

6.210

3.100

1.138

3501 - 4000 cm³ e kadar

18.014

15.555

9.161

4.089

1.629

4001 cm³ ve yukarısı

29.483

22.109

13.094

5.885

2.284

 

Yukarıdaki tarifede yer alan taşıtlara ait vergi tutarlarının Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından her yılın ocak ayında ilan edilen kasko sigortası değerlerinin %5’ini aşması halinde taşıtlara ait vergi tutarları, bir önceki satırdaki aynı yaş grubunda bulunan taşıtlara isabet eden vergi tutarı olarak esas alınır.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce iktisap edilmiş ancak çeşitli nedenlerle kayıt ve tescil edilmemiş otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzeri taşıtlar 1/1/2018 tarihinden sonra ilk defa kayıt ve tescil edildiği takdirde bu maddede yer alan tarifeye göre vergilendirilir.”

 

12.5.2 Açıklama:

 

1.1.2018 tarihine kadar iktisap edilmiş taşıtların vergi tutarı, 197 sayılı Kanuna yeni eklenen “geçici madde 8” ile kanunlaşan (I/A) sayılı Tarifeye göre hesaplanacaktır. Ancak, geçici madde ile getirilen vergiler geçici nitelikte olduğundan, bu maddenin hangi tarihe kadar yürürlükte olduğunun da kaydı gerekirdi.

 

Maddede,  vergi tutarlarının her yıl Ocak ayında ilan edilen kasko sigorta değerlerini %5 aşması halinde Bakanlar Kurulunun, bir önceki satırda aynı yaş grubunda bulunan taşıtlara isabet eden vergi tutarını esas alabileceği kaydedilmiştir.

 

Daha sonra, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce iktisap edilmiş; ancak çeşitli nedenlerle kayıt ve tescil edilmemiş taşıtların 1/1/2018 tarihinden sonra ilk defa kayıt ve tescil edilmeleri halinde, bu maddede yer alan tarifeye göre vergilendirilecekleri hükme bağlanmıştır.

 

Yürürlük tarihi 1.1.2018’dir.

 

13. Vergi Usul Kanununda Yapılan Değişiklikler:

 

13.1 Bilinen Adresler:

 

8.1.1 Kanun Metni:

 

“MADDE 16- 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 101 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 101- Bu Kanuna göre bilinen adresler şunlardır:

1. Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri,

2. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri,

3. 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi.

Birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanı dikkate alınır ve tebliğ öncelikle bu adreste yapılır.

İşyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır.

İşyeri adresi olmayanlara tebliğ, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır.”

 

13.1.2 Açıklama:

 

Yapılan değişiklikle, bundan böyle mükelleflerin işi bırakmada, vergi beyannamelerinde ve vergi davalarında bildirdikleri adresler, “bilinen adres” olarak kabul edilmeyecektir.

Mükellefler tarafından yalnızca işe başlamada ve adres değişikliklerinde bildirilen adresler geçerli kabul edilecek; bunun yanı sıra mükellefin, “adres kayıt sisteminde” bulunan yerleşim yeri adresi de geçerli kabul edilecektir. Mükellefin imzası bulunmak şartıyla, yoklama memuru veya yetkili memur tarafından tutulan tutanakdaki adres de geçerlidir.

 

Mükellefin işyeri adresinde bulunamaması halinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin; tüzel kişilerde başkan, müdür veya kanuni temsilcinin; tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare eden veya temsilcilerinden birinin “adres kayıt sisteminde” bulunan adresine yapılacaktır.

 

Yürürlük tarihi 1.1.2018’dir. 

 

13.2 Tebliğ Evrakının Teslimi:

 

13.2.1 Kanun Metni:

 

“MADDE 17- 213 sayılı Kanunun 102 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 102- Tebliğ olunacak evrakı içeren zarf posta idaresince muhatabına verilir ve bu durum muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur.

Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya herhangi bir sebeple imza edemeyecek durumda bulunursa sol elinin başparmağı bastırılmak suretiyle tebliğ edilir.

Muhatap tebellüğden imtina ederse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Posta memuru, durumu tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza ederek, tebliğ olunacak evrakı tebliği yaptıran idareye teslim eder. Bu durumda tebliğ, pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılır.

Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan işyeri adreslerine tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bu durumda bu Kanunun 101 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre işlem yapılır.

Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır.

Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

 

13.2.2 Açıklama:

 

Daha önce Vergi Usul Kanununda adres tespiti ve tebliğ evrakının teslimi işlemlerinde “adres kayıt sistemine” yer verilmemesi dolayısıyla sürümcemede kalan pek çok tebligat, yeni düzenlemeyle daha kolay yapılabilecektir. Yalnız, V.U.K.nun yeni 102 nci maddesinde yer alan otomatik “tebligatın yapılmış sayılacağı” hükmü tarafımızca mahzurlu görülmüştür. Henüz posta memurlarının postayı, alıcının posta kutusuna değil, fakat sokak kapısının dışına attığı bir Türkiye’de yaşıyoruz. Gerekli emek harcanmadan, “adres kayıt sistemindeki” adrese başvurmadan, bunun dışında herhangi bir eski adreste tebligatla ilgili bütün işlemler yapılmış olsa da, muhatabın bu tebligattan hiç haberinin olamayacağı durumlarda, çok gereksiz yere hak kayıplarına yol açılacaktır.

 

 Yürürlük tarihi 1.1.2018’dir. 

 

13.3 İlanen Tebligat:

 

13.3.1 Kanun Metni:

 

MADDE 18- 213 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 103- Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoluyla yapılır:

1. Muhatabın bu Kanunun 101 inci maddesi kapsamında bilinen adresi yoksa,

2. Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan bilinen adreste tebliğ yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi bulunmazsa,

3. Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa,

4. Başkaca nedenlerden dolayı tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa.”

 

13.3.2 Açıklama:

 

Eski V.U.K.nun 103 üncü maddesi hükmünün mali idareyi sıklıkla ilanen tebligata zorlaması dolayısıyla, yeni getirilen madde ile yalnızca çok kısıtlı hallerde ilanen tebligat yapılır hale gelinecektir.

 

Yürürlük tarihi 1.1.2018’dir.

 

13.4 Yetki:

 

13.4.1 Kanun Metni:

 

MADDE 19- 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiş ve beşinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“4. Bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak suretiyle internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesine, beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye, standart belirlemeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgeler ile bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluk veya standartları beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgeler veya bilgi ve işlem çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya ya da belirlemeye, kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameler ile süresinden sonra verilen bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelere istinaden düzenlenen ihbarnameleri, mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgeleri gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelere ilişkin yapılan işlemlerin sonuçlarını internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında ilgili kişilere göndermeye ve bunların uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye,”

“7. Elektronik ticarette vergi güvenliğini sağlamak amacıyla elektronik ortamda ticari faaliyette bulunan gerçek ya da tüzel kişi hizmet sağlayıcılara ve/veya başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ve tüzel kişi aracı hizmet sağlayıcılara ticari faaliyetlerine ilişkin bildirim verme yükümlülüğü getirmeye, bildirimin içerik, format, standart, verilme süresi ve yöntemini belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya, bildirim verme yükümlülüğünü iş hacmi, sektör, mükellef grupları, alış-satış tutarı, alım satıma konu mal ve hizmet türleri itibarıyla belirlemeye, başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına ilişkin bildirime konu bilgilerin aracı hizmet sağlayıcıları tarafından alınması zorunluluğunu getirmeye, bu bent kapsamındaki bilgi ve bildirimlerin elektronik ortamda muhafaza ve ibraz edilmesi yükümlülüğü getirmeye ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye,”

“Kanuni süresi geçtikten sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesi üzerine elektronik ortamda düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameler ile elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin süresinden sonra verilmesi üzerine elektronik ortamda düzenlenen ihbarnameler mükellef, vergi sorumlusu veya bunların elektronik ortamda beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgeleri gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda iletilir.”

 

13.4.2 Açıklama:

 

Maliye Bakanlığı’na bırakılmış olan “mükelleflerin hangi bilgi, belge ve beyannameleri, nasıl verecekleri” hususu her zaman sorunlu olmuş; Maliye Bakanlığı Genel Tebliğ ve Sirküler yoluyla mükelleflere yeni bilgi, belge, beyanname verme mükellefiyetleri getirip, bu talimatlara uymayanlara ceza yağdırdığından, sürekli olarak mükellefleri ile ihtilaflı hale gelmiştir. Açılan vergi davalarını sürekli kaybeden Maliye Bakanlığı, bu kez olağanüstü geniş hacimde bir “Yetki” maddesi düzenleyip, bunu kanun hükmü haline getirmiş bulunmaktadır.

 

Umarız bu madde son olur ve mükellefler de prosedürlere nasıl uyacaklarını bundan böyle belirleyebilirler.

 

Elektronik ticareti kayıt altına alabilmek için maddeye yeni ilave edilen (7) numaralı fıkra umarız elektronik ticaret  işlemlerini kayıt altına almada yardımcı olur.

Maddenin “kanuni süresi geçtikten sonra elektronik ortamda verilen beyannamelere” ilişkin olan beşinci fıkrasının birinci cümlesi, “bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin” de eklenmesiyle daha kapsamlı hale getirilmiştir.

 

Yürürlük 4.12.2018’dir.

 

13.5 Adres Değişikliklerinin Bildirilmesi:

 

13.5.1 Kanun Metni:

 

MADDE 20- 213 sayılı Kanunun 157 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “veya ikamet” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

 

13.5.2 Açıklama:

 

Daha önce iş veya ikamet yeri adres değişikliklerinin vergi dairesine bildirilmesi gerekirken, artık ikamet yeri adres değişikliğinin vergi dairesine bildirim mecburiyeti ortadan kalkmıştır.

 

Yürürlük tarihi 4.12.2017’dir.

 

14. 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda Yapılan Değişiklikler:

 

14.1 Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları:

 

14.1.1 Kanun Metni:

 

MADDE 7- 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 22/A maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 22/A- Maliye Bakanı, aşağıdaki ödeme ve işlemlerde, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu ile kesintilere asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme alacaklarını tür, tutar, ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye, zorunluluk getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerde,

2. 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumlar ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve kuruluşların (meslekî kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumları hariç) mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları ödemelerde,

3. Kanun, kararname ve diğer mevzuatla nakdi olarak sağlanan Devlet yardımları, teşvikler ve destekler nedeniyle yapılacak ödemelerde,

4. 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli tarifelerde yer alan ticaret sicil harçlarından kayıt ve tescil harçları, noter harçlarından senet, mukavelename ve kâğıtlardan alınan harçlar, tapu ve kadastro harçlarından tapu işlemlerine ilişkin alınan harçlar, gemi ve liman harçları ile (8) sayılı tarifeye konu harçlar (diploma harçları hariç) ve trafik harçlarına mevzu işlemlerde,

5. 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda yer alan bina inşaat harcı ve yapı kullanma izin harcına mevzu işlemlerde.

Bu madde kapsamında zorunluluk getirilen ödemelere ilişkin olarak işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. Şu kadar ki bu hükmün uygulanmasında diğer kamu idarelerinin alacaklarına karşılık kesinti yapılması gereken hallerde kesinti tutarı garameten taksim olunur.

Takibata selahiyetli tahsil dairesince, bu madde kapsamında getirilen zorunluluğa rağmen borcun olmadığına dair belgeyi aramaksızın ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara dört bin Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezası, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasına karşı tebliğ tarihini takip eden otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.”

 

14.1.2 Açıklama:

 

Yapılan düzenleme ile madde daha anlaşılabilir hale gelmiştir. Daha önce Maliye Bakanlığının bu maddenin uygulanması yönünden yetkisi oldukça kısıtlıyken, şimdi kişinin amme borcunun olmadığına dair belge getirmesi zorunluluğuna ilaveten; igili kamu kurum ve kuruluşlarına istihkaktan kesinti yapma; kesintiyi tahsil dairesine aktarma; kesintilere asgari tutar ve oran getirme; kesintinin garameten taksimi gibi oldukça geniş yetkiler verilmiştir.

 

Yürürlük tarihi 1.1.2018’dir.

 

14.2 Hususi Ödeme Şekilleri:

 

14.2.1 Kanun Metni:

 

MADDE 8- 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin sekizinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “kredi kartı ile ödenmesi” ibaresi “kredi kartı, banka kartı ve benzeri kartlar ile ödenmesi” şeklinde ve ikinci cümlesinde yer alan “kredi kartı kullanılmak” ibaresi “kredi kartı, banka kartı ve benzeri kartlar kullanılmak” şeklinde değiştirilmiştir.

 

14.2.2 Açıklama:

 

Daha önce, amme alacaklarının kredi kartı, banka kartı ve benzeri kartlar ile yapılması hususu 4962 sayılı Kanunla maddeye dahil edildiği halde, bu kartların tümünün komisyonsuz ödemede kullanılması  hususu ihmal edilmiştir. Nitekim, 41 inci maddenin sekizinci fıkrasında yalnızca kredi kartından bahsedilmektedir. Yapılan değişiklikle, 4.12.2017 tarihinden itibaren  Maliye Bakanlığı, bu kartların komisyonsuz kullanın yetkisini harekete geçirebilecektir.

 

14.3 Süre:

 

14.3.1 Kanun Metni:

 

MADDE 9- 6183 sayılı Kanunun 15 inci, 55 inci, 56 ncı ve 60 ıncı maddelerinde ve 58 inci maddesinin birinci ve yedinci fıkralarında yer alan “7” ibareleri “15” şeklinde değiştirilmiştir.

 

14.3.2 Açıklama:

 

6183 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde yer alan “İhtiyati Hacze İtiraz”, 55 inci maddesinde yer alan “Ödeme Emri”, 56 ncı maddesinde yer alan “Teminatlı Alacaklarda Takip”, 60 ncı maddesinde yer alan “Mal Bildiriminde Bulunmayanlar” ve 58 inci maddesinde yer alan “Ödeme Emrine İtiraz” için daha önce öngörülen 7 günlük süre 15 güne çıkarılmıştır.

 

Örneğin, kendisine ödeme emri tebliğ edilen şahıs, böyle bir borcunun olmadığını tebligatı müteakip 7 gün içinde vergi mahkemesinde dava konusu edebilecekken, şimdi bu davayı 15 gün içinde açabilecektir.

 

Yürürlük tarihi 1.1.2018’dir.

 

III- SONUÇ:

 

2018 Bütçesine ilave gelir temin etmeyi amaçlayan 7061 sayılı Kanun çerçevesinde, Hazineye ilave gelir temin edilebileceği şüphelidir. Ayrıca Sirkülerimizin muhtelif bölümlerinde değinildiği üzere, Kanunda çok fazla sayıda teknik hata bulunmaktadır.

 
Hesap Uzmanları Belgesel 2011 Yazdır E-posta
Çarşamba, 04 Eylül 2013
 
Şeref Listesi Yazdır E-posta
Çarşamba, 06 Şubat 2013
sereflistesi1.jpg
 
Mülkiyeliler birliği Yazdır E-posta
Çarşamba, 06 Şubat 2013
1.jpg
 
YENİ TTK YA GÖRE ŞİRKETLERDE YÖNETİM Yazdır E-posta
Perşembe, 20 Aralık 2012
YENİ TTK’ YA GÖRE ŞİRKETLERDE YÖNETİM ve ANONİM ŞİRKETLERDE YÖNETİM KURULU ÜYELERİ’NİN GÖREV YETKİ VE SORUMLULUKLARI



Kapsamı geniş olan bu başlığın içeriğini çerçevelemek ve hukuki yetki, sorumluluklar yanında yönetim teknikleri açısından bazı belirlemeler yapmak amacıyla Yeni TTK ile ilgili, bazı değişikliklerin ana başlıklarını vermekte yarar var.

Yeni TTK ile ne gibi değişiklikler oldu?
1- Tek ortaklı şirket kavramının devamı niteliğinde tek üyeli yönetim kuruluna imkan tanınmıştır.

2- Tüzel kişi Yönetim Kurulu üyesi olabilir. Tüzel kişiyi bir gerçek kişi temsil eder ki, bu kişinin de tescil ve ilanı gerekir. Şirketin web sayfasında açıklanır. (Madde 359)

3- Yönetim Kurulu’nun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri TTK 375. Maddede sayılmıştır. Bunlar özetle şöyledir.

- Şirketin üst düzeyde yönetimi
- Yönetim teşkilatının belirlenmesi
- Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde finansal planlama için gerekli düzenin kurulması, müdürlerin ve imza yetkisine haiz bulunanların atanmaları veya görevden alınmaları
- Pay, Yönetim Kurulu karar ve Genel Kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve Genel Kurula sunulması, Genel Kurul toplantılarının hazırlanması ve Genel Kurul kararlarının yönetilmesi
 
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU NUN İŞLETMELER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Yazdır E-posta
Çarşamba, 23 Mayıs 2012

    YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’ NUN İŞLETMELER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

                                                                                                                                                                   ARSLAN KAYA

                                                                                                                                                                   YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR

                                                                                                                                                                  SBF ÖĞRETİM GÖREVLİSİ

 

Günümüzde toplumsal değişim hız kazandı. Sadece ülkemizde değil dünyanın birçok yerinde değişimler yaşanıyor.

                 Neler değişiyor?

                 İnançlar, değerler, ekonomik yapılar, varlıklar, sahipler, üretim ilişkileri, ticari yapılar, teknolojik araç ve gereçler, eğitim kurumları, kitle iletişim araçları, toplumsal ve hukuki yapılar… gibi.

                 Uluslararası ilişkiler ya da içinde yer alınması düşünülen yapılar bu değişimi zorluyor. Bu zorlamalar bazen güzel sonuçlar da doğuruyor. İşte, Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) bu çerçevede bir başlangıç kabul edilebilir.

                 Umut ediyoruz ki TTK, şirketlerimizin kurumsallaşması, sürdürülebilirliği, rekabet gücünün arttırılması, kamu güveninin oluşturulması, faaliyetlerde şeffaflık ve hesap verilebilirliğin sağlanması açısından sağlam bir zemin oluşturacaktır. Bu açıdan TTK, şirketlerimizin sağlıklı büyümesi ve sürdürülebilirliğini sağlayacak önemli bir değişim ve dönüşüm aracı olarak görülmelidir. Ayrıca yabancı yatırımcıların daha fazla güven duymaları, finansal piyasalardan fon temininin kolaylaşması, dünya pazarlarından daha fazla pay alınması mümkün olabilecektir.

              

                Günümüzde güzel bir söz var.

                 ‘Geleceğin iyi yöneticisi, iş adamı, çok bilen değil, bilgileri iyi kullanandır.’

                 İyi yönetici, başarılı iş adamı, toplumsal değişimin yarattığı yeni yapılara ayak uyduran kişilerdir. Onun için hepimiz değişimleri izleyip, bilgileri doğru kaynaklardan öğrenip yolumuza devam etmek durumundayız.

 Bu çerçevede İNTES bünyesinde faaliyetlerini sürdürmekte olan İNTES Genç Yöneticiler Grubu üyelerinin ve ulaşacakları kamuoyundaki işadamlarının Türk Ticaret Kanunu ile oluşmakta olan Türkiye’ nin yeni ticari yaşam düzenine kısa sürede uyum sağlamaları için Yeni Ticaret Kanunu’nun işletmelere bakış açısını ana başlıklar ile belirtmekte yarar görmekteyiz.

 Yeni TTK ile İşletmelerdeki Değişiklikler:

 Önceki TTK yarım asırı aşan süre zarfında yürürlükte bulundu. Bu süre içerisinde gerek Türkiye gerekse dünyada çok önemli sosyal, siyasal, ekonomik ve teknolojik gelişmeler yaşandı. “Bilgi toplumu“ ve “Kurumsal Yönetim“ gibi tüm ülkeleri etkileyen kavramlar öne çıktı. Geleneksel bir deyimle; çağa ayak uydurmak için tüm toplumlar gibi Türkiye de ticaret yaşamını düzenleyen kanunu güncellemek zorunda kaldı. Yeni TTK iş dünyasını tümüyle etkileyecek ve yapısal dönüşümü hızlandıracaktır. Bu dönüşümün doğru, anlamlı, akılcı ve kalıcı olabilmesi için her ticari işletmenin bir yol haritası çıkarması ve bu haritayı deneyimli ellerden destek alarak uygulamaya dönüştürmesi gerekmektedir.

 

                Yeni TTK ile Neler Değişiyor:

        Yeni TTK, iki alanda düzenlemeler dışında 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. Yeni kanun şirketlerin kuruluşundan yönetimine, yeniden yapılandırılmalarına, denetim ve raporlama sistemlerine kadar önemli ve kalıcı değişiklikler getirmiştir. Bu yazımızda değişikliklerin işletmeleri ilgilendiren yönlerini başlıklar halinde göstermenin pratik ve akılda kalıcı olacağını düşünmekteyiz.

 

Bu yaklaşımla Yeni TTK’ da ne gibi değişiklikler olduğunu şöyle gösterebiliriz:

 

          Vakıflar da ticari işletme kapsamına alındı

          Tek ortaklı şirket kurulabilecek

          Şirketlerin hak ehliyetleri genişletilmiştir

          Şirketler topluluğuna ilişkin düzenlemeler getirildi

          A.Ş. Yönetim kurulunun, Genel Kurulun çalışma usul ve esaslarını içeren bir iç yönerge hazırlanması gerekiyor

          A.Ş.’ lerde tüzel kişilerin de yönetim kurulu üyesi olabileceği esası getiriliyor

          Tek kişilik yönetim kurulu oluşturulabilecek

          Sermaye ve paylarla ilgili yeni düzenlemeler getirildi

          Genel kurul ve yönetim kurulu karar nisaplarında değişiklikler yapıldı

          İmtiyazlı paylarla ilgili yeni düzenlemeler yapıldı, oy hakkına ilişkin sınırlama getirildi

          Pay sahipleri hakları ile azlık hak sahipleri haklarının hakları genişletildi

          Sermaye şirketleri için internet sitesi kurma zorunluluğu getirildi

          1 Mart 2013’ e kadar her şirketin bağımsız denetçi seçme zorunluluğu getirildi

          Şirket yönetim kurulu faaliyet raporlarının şirketin tüm iş ve işlemlerini detaylı gösterecek bir formatta hazırlanma zorunluluğu getirildi

          Şirket faaliyet raporlarının bağımsız denetçi tarafından inceleneceği düzenlemesi getirildi

          Yıl sonu stok sayımlarına bağımsız denetçi de iştirak edecek

          E-imza, e-arşivleme, e-fatura, e-ticaret sicili uygulamaları başlayacak

          Elektronik genel kurul yapılması imkanı getirildi

          Kurumsal yönetim ve organizasyon yapısına ilişkin önemli düzenlemeler getirildi

          1 Ocak 2013 itibariyle TMS’ ye ve kavramsal çerçevede yer alan muhasebe ilkelerine ve bunların ayrılmaz parçası olan yorumlara aynen uyulması zorunlu hale getirildi

          Yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasına; muhasebe, finans denetimi ve finansal planlama için gerekli düzenin kurulması ilave edildi

          Yönetim Kurulu; işlerin gidişin izlemek, kendisine sunulacak konularda rapor hazırlatmak, kararlarını uygulatma veya iç denetim amacıyla içlerinde yönetim kurulu üyelerinin de bulunabileceği komiteler ve komisyonlar kurmakla yetkilendirildi. Böylece; şirketlerde etkin bir kurumsal risk yönetiminin, iç kontrol sisteminin ve iç denetimin gerekliliğine işaret edildi

          Her işletmenin TMS’ ye uyumlu muhasebe altyapısının hazırlanması ve finansal alt yapılarının kurulması ve geliştirilmesi zorunlu hale geldi

          Bilişim sistemlerinin iş hayatında etkin bir şekilde kullanımına imkan sağlayacak düzenlemeler gerçekleştirildi

          Sermaye şirketlerinin TMS’ ye uygun hazırlayacakları finansal tablolar ile yıllık faaliyet raporları 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren bağımsız denetçiler tarafından bağımsız denetime tabi olacaktır

          YTTK’ ya göre; sermaye şirketleri 31 Aralık 2013 tarihi itibariye hazırlayacakları bilançolarını 31 Aralık 2012 tarihi bilançolarıyla karşılaştırmalı olarak hazırlayacaklardır. Bu nedenle; şirketlerin 2013 yılına ait finansal raporlarının bağımsız denetçiler tarafından denetlenmesi gerekmektedir

          A.Ş. ve limited şirketlerde pay sahibi ve ortakların şirkete borçlanma yasağı getirilmiştir

          A.Ş.’ nin kendi hisselerini iktisap veya rehin olarak kabul etmesine imkan tanınmıştır

          Hakim şirket ve bağlı şirket kavramları kanunda tanımlanmıştır

          A.Ş.’ lerde tedrici kuruluş kaldırılmıştır

          A.Ş.’ lerde asgari sermaye kayıtlı sermayeli A.Ş.’ lerde 100.000 TL’ ye çıkarılmıştır

          Şirket kuruluşunda pay bedelinin en az % 25’ i tescilden önce ödenecek, kalanı ise tescili izleyen 24 ay içerisinde ödenecektir

          Ticaret unvanı işletmenin giriş cephesinin kolayca görülebilecek bir yerine okunaklı bir şekilde yazılacaktır.

          Ticaret unvanının korunması imkan dahiline girmiştir.

          Haksız rekabetin önlenmesine ilişkin amaç ve ilkeler belirtilmiştir.

          Tutulması gereken defterler kapsamına ortaklık pay defteri de ilave edilmiştir.

          Tüm defterlerin açılış ve kapanışları noter onayına tabi tutulmuştur

          Ticari defterlerin delil olarak kullanılması ortadan kaldırılmıştır

          Ticari davalar asliye ticaret mahkemelerinde bakılacaktır

          Şirket birleşmeleri yeni esaslara bağlanmıştır

          Şirket bölünmelerine ilişkin yeni hükümler getirilmiştir

          Şirket türlerinin değişmesine izin verilmektedir

          Sermayenin kaybı ve borca batıklık ile ilgili yeni düzenlemeler getirilmiştir

          İflasın ertelenmesi müessesesi yeni bir yapıya kavuşturulmuştur

          A.Ş.’ lerin kuruluşlarında işlem denetçisi aranacak ayrıca kurucular beyanı istenecektir. Bu beyanda; kuruluş sermayesinin türü, sermaye taahhütleri, devralınan bir işletme varsa ona ilişkin raporları ve devralmanın gerekliliği belirtilecektir

          A.Ş.’ lerin kuruluşunda asgari sermaye için ikili bir sistem getirilmiştir.

          Yönetim Kurulu üyelerinin en az ¼’ünün yüksek öğrenim görme zorunluluğu getirilmiştir

          Yönetim Kurulu üyelerinin sorumluluğu; müteselsil sorumluluk ilkesinden bireysel sorumluluk ilkesine gelinmiştir

          Kar payı avansı imkanı getirilmiştir

          Yönetim Kurulu üyelerine huzur hakkı dışında prim, ikramiye ve kardan pay verilmesi hususu düzenlenmiştir

          Yeni TTK kapsamında pay sahiplerinin oy haklarına ilişkin imtiyaz tanınması mümkündür, bu imtiyaz aynı itibari değeri taşıyan paylara farklı oy hakkı tanımak suretiyle yaratılabilecektir, oyda imtiyaz pay başına 15 oy ile sınırlandırılmıştır

          Yeni TTK’ da 3 çeşit denetim söz konusudur; Bağımsız Denetim, İşlem Denetimi, Özel Denetim

       Her sermaye şirketi bir internet sitesi açmak, şirketin internet sitesi zaten mevcutsa bu sitenin belli bir bölümünü kanunda sayılmış olan hususlarının yayınlanmasına tahsis edilmek zorundadır. Bu bölüm herkesin erişimine açık olacaktır.

       Ticaret şirketleri bütün işlemlerini elektronik ortamda güvenli elektronik imza ile yapabilir. Bu işlemlerin dayanağı belgeler de elektronik ortamda düzenlenebilir.

       Tacir, işletmesiyle ilgili belgelerinde, sicil numarasını, ticaret unvanını, merkezini; ticaret şirketi ise sermaye miktarını ve ayrıca web sitesi adresi ve telefon numarasını yazmak zorundadır. Ayrıca bunların asgari şartlar olduğu ve tacirin bunlara ekleme yapmasının mümkün olduğu esası getirilmiştir.

       Yeni Ticaret Kanunu ile internet sitesi kurulması, E-defterler, E-ticaret sicili, E-arşivleme, E-fatura ve kayıtlı elektronik postaya ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.

       Ticaret sicili kayıtlarının elektronik ortamda tutulmasına ilişkin usul ve esaslar tüzükle gösterilecektir.

       İnternet ortamında gerçekleştirilen haksız rekabette servis sağlayıcıların sorumlulukları belirtilmiştir.

        Her türlü belgenin ya da kopyalarının bilgisayar kaydı ve kopyaları elektronik ortamda saklanacaktır.

 

·        Şirkete sermaye olarak konulan taşınmazlar ve ayni haklar ile gayri maddi hakların ilgili sicillerine işlenmesi zorunluluğu getirilmiştir.

 

·        Sermaye şirketleri ölçeklerine göre küçük, orta ve büyük olmak üzere sınıflandırılmıştır.

 

·        Şirketler topluluğu kavramı getirilmiştir.

 

·        Paysahibinin bilgi alma ve inceleme hakkı kuvvetlendirilmiştir.

 

·        Payın devrini Yönetim Kurulu kararına bağlayan bağlam sistemi keyfîlikten ve ucu açık düzenlemelerden kurtarılmıştır.

Şirketin kendi paylarını ivazsız iktisabında serbestlik tanınmış, buna karşılık; şirketin kendi paylarını ivazlı olarak iktisap etmesinde çıkarılmış sermayesinin 1/10 ‘ini aşmaması kabul edilmiştir.

 

·        Yeni TTK’ nın 359. maddesi ile; Yönetim kurulunun en az üç üyeden oluşacağına ilişkin mevcut hüküm terk edilerek bir üyeli yönetim kuruluna olanak tanınmıştır.

 

·        Yeni TTK, ile tüzel kişi pay sahiplerine yönetim kurulunda yer alma imkanı tanınmıştır. Düzenlemeye göre yönetim kurulu üyeliği sıfatı tüzel kişiye ait olacak, bir gerçek kişi de onun temsilcisi olarak ticaret siciline tescil edilecektir. Bu şekilde, tüzel kişinin yönetim kurulu üyesi olarak doğrudan sorumlu tutulmasının yolu açılmış ve pay sahipleri ile alacaklılara güvence sağlanmıştır.

 

·        Yönetim Kurulu Başkanı veya vekili ile ilgili önemli bir değişiklik, birden fazla başkan vekili seçilmesine olanak sağlanarak yapılmıştır. Başkanın ve vekilinin veya bunlardan birinin seçiminin genel kurulca da yapılacağı öngörülmüştür.

 

·        Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir.

 

·        TTK yönetim hakkı ile temsil yetkisini birbirinden ayırmıştır. Dolayısıyla yönetimin devredildiği kişinin üçüncü kişilere karşı şirketi temsil yetkisi bulunmayabilir.

 

·        Yönetim devri için ana sözleşmede bir hüküm olması şarttır ve ancak yönetim kurulu tarafından kabul edilen bir teşkilat yönetmeliği ile yapılır.

 

·        Yönetim Kurulu’ nun bazı görev ve yetkilerinin devredilemeyeceği bir hükme bağlanmıştır.

 

·        Yeni TTK’ nın 390. maddesi ile, esas sözleşmede daha ağır bir toplantı nisabı öngörülmemişse yönetim kurulunun üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanabilmesine kanunen olanak tanınmıştır. Hüküm toplantı nisabının esas sözleşme ile hafifletilmesine izin vermemektedir.

Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır.

 

·        TTK ile online olarak yönetim kurulu toplantısı yapılmasına olanak sağlanmıştır.

 

·        Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir (Madde 394). Önceki kanunda Yönetim Kurulu üyelerine her toplantı günü için bir ücret verileceği düzenlenmiş idi. Bu yeni düzenleme ile şirket ortağı olan Yönetim Kurulu Üyeleri şirketten ücret, ikramiye, prim, veya kardan pay almaları sağlanmıştır. Bunun anlamı; şirket ortaklarının Yönetim Kurulu’ nda olma koşuluyla belirli maliyetleri göze almaları koşuluyla işletmeden para çekmeleri kolaylaşmıştır.

 

Yeni TTK’ da Denetime İlişkin Değişiklikler:

 

Yeni TTK ile denetçi şirket ortağı olmaktan çıkarılmış, fonksiyonsuz hale gelmiş bulunan murakıplık kaldırılmıştır.

 

Tüm sermaye şirketlerinin denetlenmesi zorunluluğu vardır.

 

Denetim; bağımsız dış denetçi, SMMM VE YMM’ lere bırakılmıştır.

 

Anonim şirketlerin finansal tablolarının denetlenmesi sistemi tümüyle değişmiştir. Böylece; denetimin uluslar arası standartlara göre yapılmasını sağlayacak bir yapı kurulmuştur. Ayrıca; denetim Yönetim Kurulu’ nun yıllık faaliyet raporunu da içermektedir. Bu anlamda Yönetim Kurulu’ nca hazırlanacak olan yıllık faaliyet raporunun içindeki finansal bilgilerin, finansal tablolar ile uyumlu olup olmadığına bakılacaktır. Şirketin finansal tablolarının denetimi, Türkiye Denetim Standartları’ na (TDS) göre yapılacaktır. Bu denetim; Türkiye Muhasebe Standartları (TMS), Yeni TTK ve şirket esas sözleşmesine uyumun denetimini kapsayacaktır. Denetçinin seçimi genel kurula aittir. Denetçi, faaliyet döneminin 4. ayına kadar atanacaktır. 31 Aralık 2013 denetimi için denetçinin 31 Mart 2013’ e kadar atanması gerekecektir. Bu süre içerisinde atanmayan denetçinin seçimi mahkemece yapılacaktır.

 

KOBİ’ ler bir bağımsız denetim kuruluşu, YMM ve SMM’ yi denetçi olarak seçebilirler. Büyük ölçekli şirketlerin denetimi ise; yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşları tarafından yapılacaktır.

 

Yeni TTK ve Kurumsal Yönetim:

 

Yeni TTK yönetim teknikleri ve finansal bilgi sisteminde saydamlık getirmektedir. Kurumsal yönetimin temel öğeleri olan saydamlık, hesap verebilirlik, adillik ve sorumluluk ilkelerinin sisteme katılmasıyla şirket faaliyetlerinin etkinlik ve verimliliğini ölçecek güvenilir bir raporlama sisteminin kurulması, şirket paydaşlarının haklarının korunması böylece; şirket varlıklarının korunmasındaki süreklilik sağlanmış olmaktadır.

 

Yeni TTK ile Ticari Defterler ve Raporlama Alanındaki Değişiklikler:

 

Yeni TTK ile birlikte işletmeler ticari defterlerini TMS hükümlerine göre tutacaklar, finansal raporlarını yine buna göre hazırlayacaklardır. Böylece işletmeler dünya ülkeleriyle aynı raporlama standartlarını kullanmak suretiyle uluslar arası düzeyde karşılaştırılabilir, güvenilir ve genel kabul gören bir finansal rapor sunma imkanı yaratılacaktır. Böylece tüm işletmelerin yabancı yatırımcılar, finansal kuruluşlar ya da yabancı satıcı ve müşterilerle olan ilişkilerin gelişmesine büyük katkı sağlayacak, Türkiye’ ye gelecek olan yabancı yatırımcılar güvenilir bir finansal bilgi sistemiyle karşılaşabileceklerdir. Bütün bu durumlar işletmelerin kolay finansman bulma ya da ortak bulma şansını sağlayacaktır.

 

Yeni TTK’ ya Uyum için Yapılması Gerekenler:

 

Yeni TTK’ nın yürürlüğe girmesinden önce ve yürürlük sonrası şirketlerin yapması gereken işlemleri ana başlıklar itibariyle şöyle belirtebiliriz:

 

·        Herşeyden önce şirketler kendi anayasaları sayılacak olan "esas sözleşme"lerini Yeni TTK’ ya uyumlandırmaları gerekmektedir. Bu kapsamda; şirket esas sözleşmesini sermaye, Yönetim Kurulu, şirketin temsil ve ilzamı, iç denetim ve risk yönetimi, yönetim kurulu faaliyet raporunun hazırlanmasına ilişkin hükümleri 14 Ağustos 2012 tarihine kadar uyumlandırma kapsamında değiştirmeleri gerekmektedir. Esas sözleşmenin Yeni TTK’ ya uyumlu hale getirilmesi için genel kurul toplanarak esas sözleşme değişikliklerinin genel kurula onaylattırılarak tescil ve ilan edilmesi gerekmektedir. Bu hazırlıkların yapılması sırasında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ nca yayınlanacak ikincil mevzuat hükümleri de dikkate alınmalıdır.

 

·        Yeni TTK, şirketlerin hukuksal yapısı yanında kurumsal yönetime yönelik bazı değişikliklerin de yapılmasını gerektirmektedir. Bu çerçevede şirket finansal raporları, bütçe, bütçe uygulama sonuçlarının raporlanması, tümüyle yönetim kurulu faaliyet raporuna done sağlayacak bir veri deposunun oluşturulması gerekecektir.

 

·        Şirketler dilerlerse tek kişilik yönetim kuruluna dönebilecekleri gibi, limited şirketler de tek müdür ve tek ortakla yönetilebilecektir.

 

·        Yeni TTK’ nın sermaye ve paylarla ilgili yeni düzenlemeleri ana sözleşmeye taşınabilecektir. Böylece; kayıtlı sermaye sistemine geçilebileceği gibi hisse gruplandırması suretiyle bazı hisselere imtiyaz tanınması sağlanabilecektir. Bu kapsamda oy haklarına ilişkin sınırlamalara dikkat edilmesi gerekmektedir.

 

·        Yine ana sözleşmede yapılacak değişiklikle elektronik yönetim kurulu ve genel kurul yapılabilmesi yanında elektronik işlemlerle ilgili bir sistemin kurulması için esas sözleşmeye hükümler konulabilecektir.

 

·        Şirket esas sözleşmesinde Yeni TTK’ ya uyum sağlayıcı hükümler konulduktan sonra şirket organizasyon şeması (veya yapısı) gözden geçirilerek kurumsal yönetimin gereği olan güvenilir bilgi paylaşımı, saydamlık, şirket faaliyetlerinin etkinlik ve verimliliğini sağlayacak yapısal düzenlemeler yapılmalıdır. Bu kapsamda bütçe ve raporlama sistemi kurulmalı ya da gözden geçirilmeli, muhasebe prosedürleri yanında işletme prosedürlerinin güncellenerek Yeni TTK’ nın gerekli gördüğü yapıya ulaştırılmalıdır.

 

·        Her şirketin organizasyon yapısına koyacağı ilaveler ile yönetim kurulu faaliyet raporunu hazırlayacak yönetim kurulu raportörünün görevleri detaylı bir şekilde tanımlanmalıdır.

 

·        Anonim şirket yönetim kurulu ve genel kurulun çalışma usul ve esaslarını belirleyecek içi yönergeler hazırlanarak Yönetim Kurulu’ nca hazırlanarak genel kurulun bilgi ve onayına sunulmalıdır.

 

Yukarıda yer alan ticari işletmeleri ilgilendiren hükümlerin her biri ayrı bir yazı konusu olup, şimdilik değişiklikler ana başlıkları ile belirtilmiştir.

 
Devamı...
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 46 Toplam: 126
Copyright © 2008 Arslan Kaya. Telif Hakları Arslan Kaya' ya Aittir.