Haber:
     
MAKRO HEDEFLERDE DEĞİŞİKLİK Yazdır E-posta
Pazar, 12 Şubat 2012
Bugüne kadar dünyada yaşanan ekonomik krizin Türkiye’yi teğet mi geçeceği yada delip mi geçeceği tartışılıp durdu. Hükümet çevreleri seçim öncesinde Türkiye’nin krizden en az etkilenecek ülke olduğunu ifade ettiler. Buna karşılık tarafsız ekonomistler ve muhalefet partileri kriz nedeniyle hükümetin makro ekonomik hedeflerini revize etmesi talebinde bulundular Nihayet hükümet 2009-2011 yıllarına ilişkin makro büyüklüklere ait yeni tahminleri açıkladı. Bu kapsamda başta büyüme ve cari işlemler olmak üzere bütçe gelir kalemleri ve bütçe açıkları önemli oranda revize edildi. 2009 yılı için büyüme hedefi %4 tahmin edilmişken revize edilen yeni tahminde ekonominin %4 büyümesi hedefi yerine %3,6 oranında küçüleceği hedeflendi. İşsizlik oranında düzeltme yapılarak 2009 yılı için öngörülen %10,4 oranı %13,5’e çıkarıldı. Bu oran 2010 ve 2011 yıllarında da aynı şekilde gelişeceği tahmin edildi. Bunun anlamı işsizlik konusundaki bugünkü yapı 2011 yılı sonuna kadar devam edeceğe benziyor. Ekonomi yetkililerinin açıkladığına göre 2009 yılındaki %3,6 oranında ki küçülme 2010 yılında 3,3, 2011 yılında ise 4,5 oranında büyüme olarak  gerçekleşecek.

Bir önemli ekonomik hedef olan bütçe uygulama sonuçlarının net göstergesi olan bütçe açığına gelince; hükümet 2009 yılında bütçe açığının 10,3 milyar olacağını tahmin etmişti. Bütçe kanunu da bütçe gelir ve giderlerini bu açığı verecek şekilde bütçeleştirmişti. Yeni yapılan tahmin yenilemesi ile bu hedefler tümüyle şaştı. Bütçe açığının 2009 yılında 4 katı bir artışla 48 milyar TL olacağı belirlendi. Bütçe harcamalarının bütçe gelirlerinden fazla olan kısmını gösteren bütçe açığı 2010 yılında 39 milyar, 2011 yılında 40 milyar olarak hedeflendi. Sadece bu göstergelere baktığımız zaman görünen tablo şudur; ekonomi 2009 yılında önemli bir oranda küçülecektir. İşsizlik artmaya devam edecektir. Kamu kaynakları kamu harcamalarını karşılamaya yetmeyecektir. Böylece hükümet bütçe açığını finanse etmek için daha fazla borçlanma yoluna gidecektir. Bu nedenle önümüzdeki 3 yıl içerisinde hükümetin kamu yatırımlarına memur ve işçilere bütçe kaynaklarından karşılanabilecek bir ücret artışı ya da zam imkanı zorlaşacaktır.

Bunun anlamı Türkiye 2002-2006 yılları arasında uluslar arası konjonktürün uygun düşmesi nedeniyle yaşadığı kolay dış kredi bulma, krediye dayalı büyüme, bütçe dışı fazla, genişleyen ekonomik sistemin doğal bir sonucu olarak dış ticaret işlemlerinde artış şanslarını kaybetmektedir. Yaşanan ekonomik koşulların doğal bir sonucu olarak özel yatırım ve özel tüketim harcamaları da gerileyecek bu işsizliği daha da körükleyecektir. Aynı şekilde dış talepte ki yetersizlik sanayi sektörünün 2009 yılında %10’lar seviyesinde daralması sonucunu doğuracaktır.

Hükümet tarafından belirlenen hedeflerin bir sonucu olarak 2008 yılında %1,7 düzeyinde gerçekleşen IMF tanımlı faiz dışı fazla 2009 yılında -0,6 olacağı tahmin edilmektedir.

Diğer taraftan hükümet AB ile ilişkilere temel oluştaracak Katılım Öncesi Ekonomik Programda Merkez Bankası’nın daha önce açıklamış olduğu  enflasyon hedeflerinin ulaşabilir olduğunu açıklamıştır. Böylece 2009 tüketici fiyat enflasyonu %7,5, 2010 enflasyonu %6,5, 2011 enflasyonu da %5,5 olarak hedeflenmektedir. Programda cari işlemler açığı 2009 için 11 milyar, 2010 için 18,6 milyar dolar, 2011 yılı içinse 26,4 milyar olacağı tahmin edilmiştir.

Sonuç olarak; program hedeflerinin revize edilmesi, yaşanan ekonomik gelişmeler nedeniyle anlamını yitiren önceki tahmin rakamlarının düzeltilmesinden öteye bir anlam taşımamaktadır. Bunun anlamı önümüzdeki bir iki yıl yeni yatırım olmayacak, borç ödeme bütçesini sürdürebilmek için yeni borçlanmalar hız kazanacak işsizlik aynı tempoda devam edecektir.  15.04.2009

Yorumlar (0)add
Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
az yorum | fazla yorum

busy
 
< Önceki   Sonraki >
Copyright © 2008 Arslan Kaya. Telif Hakları Arslan Kaya' ya Aittir.