Haber:
     
YENİ TTK YA GÖRE ŞİRKETLERDE YÖNETİM Yazdır E-posta
Perşembe, 20 Aralık 2012
YENİ TTK’ YA GÖRE ŞİRKETLERDE YÖNETİM ve ANONİM ŞİRKETLERDE YÖNETİM KURULU ÜYELERİ’NİN GÖREV YETKİ VE SORUMLULUKLARI



Kapsamı geniş olan bu başlığın içeriğini çerçevelemek ve hukuki yetki, sorumluluklar yanında yönetim teknikleri açısından bazı belirlemeler yapmak amacıyla Yeni TTK ile ilgili, bazı değişikliklerin ana başlıklarını vermekte yarar var.

Yeni TTK ile ne gibi değişiklikler oldu?
1- Tek ortaklı şirket kavramının devamı niteliğinde tek üyeli yönetim kuruluna imkan tanınmıştır.

2- Tüzel kişi Yönetim Kurulu üyesi olabilir. Tüzel kişiyi bir gerçek kişi temsil eder ki, bu kişinin de tescil ve ilanı gerekir. Şirketin web sayfasında açıklanır. (Madde 359)

3- Yönetim Kurulu’nun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri TTK 375. Maddede sayılmıştır. Bunlar özetle şöyledir.

- Şirketin üst düzeyde yönetimi
- Yönetim teşkilatının belirlenmesi
- Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde finansal planlama için gerekli düzenin kurulması, müdürlerin ve imza yetkisine haiz bulunanların atanmaları veya görevden alınmaları
- Pay, Yönetim Kurulu karar ve Genel Kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve Genel Kurula sunulması, Genel Kurul toplantılarının hazırlanması ve Genel Kurul kararlarının yönetilmesi 4- Yeni TTK ile şirketler ana sözleşmelerinde de yer almayan konularda faaliyette bulunabilecekler. Anonim şirketlerde pay devri yönünden herhangi bir sınırlama yok. Ancak ana sözleşme ile pay devrine sınırlama getirilebilir.

5- Yeni TTK ile oyda imtiyaz 15 oy ile sınırlandırılmıştır.

6- Azınlık hakkının adı değiştirilerek azlık hakkı olarak düzenlendi. Azlık hakkına bazı haklar tanınmıştır.

7- % 10 paya sahip olanlar Yönetim Kurulu’ndan genel kurulu toplantıya çağırmalarını isteyebilecek, ayrıca; haklı nedenler varsa şirketin feshi, denetçi isteme, nama yazılı hisselerin bastırılması ile finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesini isteme hakkı verilmiştir.

8- Yönetim kurulu toplantıları elektronik ortamda yapılabilecek, yönetim kuruluna başka hiçbir organa devredilemeyecek görev ve yetkiler verilmiştir. Özellikle şirketin yönetimi ile ilgili konular başta olmak üzere muhasebe, finans denetimi, finansal planlama, şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi, risk yönetimi ve denetime ilişkin konular gibi. (Madde 375)

9- Yönetim Kurulu üyelerinin görevlerini yaparken kusurlarıyla şirkete verebilecekleri zarar sigorta ettirilebilecektir.

10- Azlığa Yönetim Kurulu’nda temsil edilme hakkı tanımlanmıştır. (Madde 360)

11- Yönetim Kurulu üyeleri genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler. (Madde 364)

12- Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm yok ise, Yönetim Kurulu, üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Yönetim Kurulu üyeleri birbirlerini temsilen oy veremezler. (Madde 390) Yeni Türk Ticaret Kanunu ile yönetim kurulu toplantıları tekrar düzenlenerek, toplantı nisabi üye sayısının çoğunluğu olarak belirlenmiştir. ETTK’nın uygulanmasında 3 (üç) kişilik kurullarda hem toplantı nisabı hem de karar nisabında sıkıntılar yaşanmaktaydı. Ancak yeni Türk Ticaret Kanunu, yönetim kurulunun asgari üye sayısı zorunluluğunu kaldırarak bu duruma bir şekilde son vermiş oldu. Ayrıca yeni düzenleme ile oyların eşitliği vb. konularda da düzenleme yapılarak uygulamada var olan sıkıntılar çözülmeye çalışılmıştır. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 393. Maddesinde "(1) Yönetim Kurulu üyesi, kendisinin şirket dışı kişisel menfaatiyle veya alt ve üst soyundan birinin ya da eşinin yahut üçüncü derece dahil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından birinin, kişisel ve şirket dışı menfaatiyle şirketin menfaatinin çatıştığı konulara ilişkin müzakerelere katılamaz. Bu yasak, yönetim kurulu üyesinin müzakereye katılmamasının dürüstlük kuralının gereği olan durumlarda da uygulanır. Tereddüt uyandıran hallerde, kararı yönetim kurulu verir. Bu oylamaya da ilgili üye katılamaz. Menfaat uyuşmazlığı yönetim kurulu tarafından bilinmiyor olsa bile ilgili üye bunu açıklamak ve yasağa uymak zorundadır. (2) Bu hükümlere aykırı hareket eden yönetim kurulu üyesi ve menfaat çatışması nesnel olarak varken ve biliniyorken ilgili üyenin toplantıya katılmasına itiraz etmeyen üyeler ve söz konusu üyenin toplantıya katılması yönünde karar alan yönetim kurulu üyeleri bu sebeple şirketin uğradığı zararı tazminle yükümlüdürler. (3) Müzakereye, yasak nedeniyle katılmamanın sebebi ve ilgili işlemler yönetim kurulu kararına yazılır." hükümleri ile toplantı usulü ve özellikle müzakereye katılma yasağı ayrıntılı olarak düzenlenmeye çalışılmıştır.

13- Her Yönetim Kurulu üyesi şirketin bütün iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir, inceleme yapabilir.

14- Şirket yönetimi ile görevlendirilen kişiler ve komiteler de bilgi vermekle yükümlüdür. Bir üyenin bilgi istemini reddedemez ve cevapsız bırakamazlar.

15- Her Yönetim Kurulu üyesi, Yönetim Kurulu toplantısı dışında da kurul başkanının izniyle bilgi alabilir hatta ihtiyaç duyarsa şirket Yönetim Kurulu başkanından kanuni defterlerin ve dosyaların inceleme için kendisine sunulmasını talep edebilir. Başkan bu istemi reddederse konu Yönetim Kurulu’na getirilir, kurul toplanmaz ya da bu istemi reddederse Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabilir. Her Yönetim Kurulu üyesi şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir, inceleme yapabilir. Her Yönetim Kurulu üyesi Yönetim Kurulu toplantıları dışında Yönetim Kurulu başkanının izniyle şirket yönetimiyle, görevlendirilen kişilerden işlerin gidişi ve belirli münferit işler hakkında bilgi alabilir ve görevinin yerine getirilmesi için gerekliyse Yönetim Kurulu başkanından şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemeye sunulmasını isteyebilir. Başkan bu talebini kabul etmezse konu Yönetim Kurulu’na getirilir, kurul toplanma ve bu istemi reddeder ise; üye mahkemeye başvurabilir. Yönetim Kurulu başkanı, kurulun izni olmaksızın Yönetim Kurulu toplantıları dışında bilgi alamaz, şirket defter ve dosyalarını inceleyemez.

16- Yönetim Kurulu üyelerinden biri Genel Kurul’un izni olmaksızın şirketin konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamaz, aynı tür işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız bir ortak olamaz.( TTK Madde 396)

17- Genel Kurul, şirketin kendi paylarını esas sermayenin %10’una kadar ivazlı olarak iktisap ve rehin kabul edebilir. Genel Kurul’un bu konuda Yönetim Kurulu’nu yetkilendirmesi şarttır.

18- TTK 380. Maddeye göre şirketin, kendi paylarını üçüncü bir kişinin satın alabilmesi için onu finanse etmesine, ödünç ve teminat vererek veya diğer araçlarla desteklemesine yönelik hukuki işlemler geçersizdir.

19- Yönetim kurulu şirketin en üst düzeyde yönetim organı olarak benimsenmiştir. Bu sebeple amaç; bu görevi layıkıyla icra edebilecek profesyonel yönetim kurulları oluşturmaktır. Bir başka deyişle, Yeni Kanun’da yönetim kurulu üyeliği, profesyonel bir meslek olarak algılanmaktadır. Bunun nedeni, yönetim kurullarının maddede yer alan görev ve yetkilerine bakıldığında bunların alan bilgisi, deneyim ve en önemlisi profesyonel yaklaşım olmadan işletilebilecek mekanizmalar olmamasıdır. Bu tespiti yaptıktan sonra düzenlemelerin neler olduğuna bakabiliriz.

20- Muhasebe, finans denetimi ve finansal planlama için gerekli düzenin kurulması. Yeni Kanun’a göre Uluslararası Muhasebe Standartları ile uyumlu Türkiye Muhasebe Standartları’na uygun olarak muhasebe örgütünün, konsolide hesap sisteminin, defter ve kayıtların tutulma kurallarının tespiti ve muhasebe bölümünün örgütlenmesi yönetim kurulunun görevleri olarak belirlenmiştir. Muhasebenin hangi ortamda tutulacağını da yönetim kurulu karara bağlar. Fakat yönetim kurulunun görevi düzenin kurulmasıdır, oysa muhasebecilik iş ve işlemleri devredilebilir. Finansal denetim sisteminin kurulması da yönetim kurulunun görevleri arasında yer almıştır. Finansal denetim ile iş ve işlemlerin iç denetimi yanında, şirketin finansal kaynaklarının, bunların kullanılması şeklinin, durumunun, likidite durumunun denetimini ve izlenmesini de içeren sistemler kurulması gerekmektedir. Finansal denetim kurumsal yönetim ilkelerinin temel bir gereğidir.

21- Şirket örgütünün belirlenmesi, yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönetmeliklere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi de yönetim kurulunun yetki ve görevleri arasındadır. Pay ve karar defterinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun hazırlanıp genel kurula sunulması da görevleri arasında sayılmaktadır.

22- Farklılaştırılmış Teselsül. Yürürlükte olan kanuna bulunan yönetim kurulu üyelerinin müteselsil sorumlulukları Yeni Kanun ile farklılaştırılmış teselsül olarak değiştirilmiştir. Eski TT kanununa göre yönetim kurulu üyeleri, kurulun almış olduğu kararlar ile birçok kişinin aynı kararı tazminle yükümlü olmaları halinde yönetim kurulu üyelerinin kusur oranlarına bakmadan müteselsil olarak sorumludur. Ancak Yeni Kanun’a göre birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları halinde, bunlardan her biri, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zarar şahsen kendisine yükseltilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu olurlar.

23- ETTK’daki düzenlemeden farklı olarak yeni Türk Ticaret Kanunu ile yönetim kurulunun en az 3 (üç) kişiden oluşması zorunluluğu kaldırılarak, üye sayısının bir ve birden fazla olabileceği hükme bağlanmıştır. Bunun yanında yönetim kurulu üyeliği açısından, üye olmak veya göreve başlayabilmek için şirket ortağı olma zorunluluğu ortadan kaldırılarak, ortak olmayanların da yönetim kurulu üyesi olmasına imkan tanımıştır.

24- Yeni Türk Ticaret Kanunu ile anonim şirketlerde azlığın veya belli pay gruplarının yönetim kuruluna seçilme ve temsil edilme imkanı genişletilmiştir. Esasında bu işlemler, ETTK’da olmamakla birlikte, imtiyazlı pay müessesesi kullanılarak karşılanabilmekteydi. Ancak yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 360. Maddesindeki bu düzenleme doğrultusunda esas sözleşmeye hüküm koymak şartı ile yönetimin belli pay temsilci bulundurması gibi kolaylıklar getirilmesi bizce yerinde bir düzenleme olmuştur.

25- Yeni Türk Ticaret Kanunu ile yönetim kurulu üyelerinin murahhas üyelere verdiği yetkiler bakımından sorumsuzluğu genişletilmiş olup, yönetim kurulu üyelerinin yönetime ilişkin yetkilerini bir üyeye veya üye olmayan kişilere devretmesi halinde de sorumsuzluğunu sağlayacak düzenlemeler getirilmiştir. Bu kapsamda yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 367. Maddesinde "Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. Bu iç yönerge şirketin yönetimini düzenler; bunun için gerekli olan görevleri, tanımlar, yerlerini gösterir, özellikle kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirler. Yönetim Kurulu, istem üzerine pay sahiplerini ve korunmaya değer menfaatlerini ikna edici bir biçimde ortaya koyan alacaklıları, bu iç yönerge hakkında, yazılı olarak bilgilendirir. Yönetim, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir." Hükmü getirilerek görev taksiminin nasıl yapılacağı da ayrıca belirtilmiştir.

26- Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 367. Maddesinde de, ETTK’da olduğu gibi, yönetim kurulunun, yönetim haklarıyla temsil yetkilerini muhakkak kendisinin kullanmasının zorunlu olmadığı; gereğinde bir gözetim organı olarak çalışabilen bir organ olduğu bildirilmiştir. Bunun yanında yeni Türk Ticaret Kanunu’nda ETTK’dan farklı olarak yönetim kurulu üyelerinin hemen hemen tümünün, yürütme yetkisini haiz olmayan üye konumuna geçebildiği esnek bir rejim benimsenmiştir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu, yönetimin, bazı yönetim kurulu üyelerine ve/veya üçüncü kişilere devir edilmesini düzenlemektedir. Yönetimin bu anlamda devri, organsal işlevin devridir. Ancak, Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun bu maddesi ETTK’dan bazı noktalarsa farklıdır:

a- Yeni Türk Ticaret Kanunu, yönetim hakkı ile temsil yetkisini birbirinden ayırmıştır.
b- Devir, esas sözleşmesel dayanağı gerektirir ve ancak yönetim kurulu tarafından kabul edilen bir teşkilat yönetmeliği ile yapılır.
c- Korunmaya değer menfaatlerini ikna edici bir şekilde ortaya koyan alacaklılar bu yönetmelik hakkın bilgilendirilir. Pay sahipleri her durumda bilgilendirilecektir.
d- Hüküm ile yönetim kurulu yanında ondan tamamen bağımsız, ‘yönetim’ diye adlandırılan yeni bir organ yaratılmamış, yönetim kurulu ile "yönetim" arasında kesin bir ayrım bulunduğu anlayışı reddedilmiş, sadece şirketin işletme konusunun elde edilebilmesi için gerekli tüm kararların alınması hakkının, yani tüm kararların alınması hakkının, yani bir iç ilişki hakkı olan yönetimin, kısmen veya tamamen devrine imkan verilmiştir. Devir, kural olarak temsil yetkisinin devrini içermez. Bunun için temsil yetkisinin yeni TTK’nın 370. Maddesine göre, ayrıca veya aynı işlemde açıkça belirtilmek suretiyle devri gerekir. Yine en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması gerekir. Diğer bir önemli yenilik de devrin, bir teşkilat yönetmeliği ile yapılmasıdır. Yönetmelik üretim öncesini, üretimi, pazarlamayı, muhasebenin yapısını, işleyişini, görev tanımlarıyla şemasını içerir; "yönetimi" bir bütün halinde düzenler. Yönetmelikte sadece örgüt şemasının verilmesi yeterli değildir; karar ve atama yetkileri ile işletmenin teknik, ticari ve hukuki açıdan yönetimine ilişkin esasları da içermelidir. Bu tasarruf müdürlerin yetki alanlarının da açıkça belirlenmesinde önem kazanır. Örgütlenme yönetmeliğinin tescil ve ilanı gerekli değildir. Ancak, korunmaya değer menfaatlerini ikna edici bir surette ortaya koyan alacaklılar ile pay sahiplerine yazılı olarak bilgi verilir.

27- Yeni Türk Ticaret Kanunu ile yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarına ilişkin farklı düzenlemeler getirilmiştir. Kusur dereceleri, ortak kusur, zarara uğrayanın rızası dikkate alınmak sureti ile kontrol dışı meydana gelen işlemler için yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğun belirlenmesi farklılaştırılmıştır. Yürürlükteki Kanun’da yöneticiler için kusur karinesi kabul edilerek, bir sorumluluk iddiasında: ETTK’nın 336. Maddesinde sayılan haller var ise yönetim kurulu üyeleri bu durumlarda kusursuz olmadıklarını ispat etmekle yükümlüydüler. Ancak yeni Türk Ticaret Kanunu bu zorunluluğu bir nebze de olsa yumuşatmış olup, üyenin ancak kendi sorumluluğunda olan ve kusuru ile ortaya çıkan zararlardan sorumlu olacağı kuralı getirilmiştir. Bunun yanında yeni TTK ile yönetim kurulu üyelerinin murahhas üyelere verdiği yetkiler bakımından sorumsuzluğu genişletilmiş olup, yönetim kurulu üyelerinin yönetime ilişkin yetkilerini yöneticilere devretmesi halinde de sorumsuzluğunu sağlayacak düzenlemeler getirilmiştir. ETTK hükümlerine göre yönetim kurulu üyeleri bazı işleri bir müdüre devrettiklerinde bile "Özen Sadakat Yükümlülüğü" gereğince müteselsil olarak bu müdürlerin kusurundan kaynaklanan durumlarda bile zarardan sorumlu olmaktaydılar. Ancak yeni Kanun ile bu yaklaşım terk edilerek özen ve sadakat borcu daraltılmıştır.

Bu kapsamda, yeni Türk Ticaret Kanunu’ nun 553. Maddesinde "(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, Kanun’dan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülükleri ihlal ettikleri takdirde, kusurlarının bulunmadığını ispatlamadıkça, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. (2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, Kanun’a dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hali hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, Kanun’a veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümlülüğü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." Hükümleri getirilerek "torba" sorumluluk hallerinden vazgeçilmiş ve daha hakkaniyetli olan, üyelerin kendisine bırakılan işlerdeki kusurlarında kendilerinin sorumlu olması kuralına dönülmüştür.

Bu kapsamda yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 553. Maddesi ile kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu aynı maddede düzenlenmiş olup sorumluluk farklılıkları ortadan kaldırılmıştır. Öncelikle,

a- Sorumluluğun yönetim kurulu üyeleri arasında müteselsil olduğu kuralı terk edilerek, özen yükümlülüğü ile beraber kişisel sorumluluk kabul edilmiştir.
b- ETTK’daki sorumluluğun Kanun’dan mı sözleşmeden mi kaynaklandığı sorunu ortadan kaldırılarak, sorumluluğun kaynağı olarak "Kanun ve esas sözleşme" gösterilmiştir. Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu hakkındaki bu düzenleme ile öğretide ve yargı kararlarındaki eski Kanun hükmü hakkındaki eleştiriler dikkate alınarak, uygulamadaki sorumluluğun kapsamının sınırsızlığı kanun koyucu tarafından belli bir sınıra çekilmiştir. Bu hüküm ETTK’nın 309. Maddesinin aksine hem doğrudan hem de dolayısıyla zarara uygulanır. Çünkü "Kanun’dan ve esas sözleşmeden doğan yükümlerin" ihlali olarak tanımlanarak sorumluluğu doğrudan sebepler somutlaştırılmıştır. Yöneticilerin sorumluluğu kapsamında eşit işlem, sermayenin korunması gibi ilkelerin Kanun’da açıkça yer almış olması görev ve yetkilerin yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 374 ve 378. Maddelerinde belirginleşmiş bulunması ve diğer ilgili hükümlerin kesin yükümlülükler öngörmesi, nihayet özen ve bağlılık yükümlülüklerinin, şirketler topluluğuna ilişkin özel düzenlemeler dahil duraksamalara olanak tanımayan nitelikte ortaya konulmuş olması; sorumlulukların somutlaştırmanın olası sakıncalarını ortadan kaldırmıştır. "Yönetim Kusuru" açık bir sorumluluk hali olarak düzenlenmemiştir.

28- ETTK’da yalnızca genel kurulu kararlarının iptali düzenlenmişti. Yönetim kurulu kararlarının iptali ile ilgili yalnızca Sermaye Piyasası Kanunu’nun 12 ve 46-(b) maddesinde özellikli bir konu için bir düzenleme bulunmakta olup uygulamada yönetim kurulu kararlarının iptalini isteyebilmek veya batıl olmasını sağlama müesseselerine ihtiyaç duyulmaktaydı. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 391. Maddesindeki düzenleme ile yönetim kurulu kararlarının batıl sayılacağı haller ayrıca düzenlenerek uygulamanın bu ihtiyacı karşılanmaya çalışılmıştır. Ancak; yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 379. Maddesinde sayılan haller; sınırlı sayıda belirtilmemiş olup; olayın niteliğine göre yönetim kurulu kararının batıl sayılacağı ayrıca mahkeme kararı ile tespit edilebilecektir.

29- Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 14.02.2011 tarihinde ilk yayımlandığı halinde 395. Maddede yönetim kurulu üyelerinin ve 393. Maddede sayılan alt üst soyu, üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarının şirkete borçlanamayacağı hüküm altına alınmıştı. Ancak uygulamada yaşanabilecek haklı sıkıntılar ve hükmün çok geniş olması nedeniyle bu maddeye ciddi itiraz oldu. Bunun üzerine 26.06.2012 tarihli değişiklik ile yani Türk Ticaret Kanunu’nun 395. Maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklik ile "(2) Pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyeleri ile yönetim kurulu üyelerinin pay sahibi olmayan 393. Maddede sayılan yakınları şirkete nakit borçlanamaz. Bu kişiler için şirket kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, bunların borçlarını devralamaz. Aksi halde, şirkete borçlanılan tutar için şirket alacaklıları bu kişileri, şirketin yükümlendirildiği tutarda şirket borçları için doğrudan takip edebilir." Hükmü getirilerek ticari hayatta daha uygulanabilir bir düzenleme sağlanmış oldu.

30- Yönetim Kurulu üyesi, Genel Kurul’dan izin almadan şirketle iş yapamaz. Pay sahibi olmayan Yönetim Kurulu üyeleri ile yakınları şirkete nakit borçlanamaz. Şirket bu kişilere kefalet, garanti ve teminat veremez.

31- Yönetim Kurulu başkanı, Yönetim Kurulu izni olmaksızın kurul toplantıları dışında bilgi alamaz, şirket defter ve dosyalarını inceleyemez. Başkanın bu istemi reddedilirse mahkemeye gitme hakkı saklıdır.

32- Her Yönetim Kurulu üyesi, başkandan yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını isteyebilir.

33- Yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkı kaldırılamaz. Esas sözleşme ve Yönetim Kurulu üyelerin bilgi alma ve inceleme haklarını genişletebilir. (Madde 392)

34- Yeni TTK 358. Maddeye göre pay sahipleri sermaye taahhütlerinden doğan vadesi gelmiş borçlarını ödemedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte karı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamazlar. (Madde 358). Ayrıca; pay sahibi olmayan Yönetim Kurulu üyeleri ile Yönetim Kurulu üyelerinin pay sahibi olmayan yakınları (Madde 393’te sayılanlar) şirkete nakit borçlanamazlar. Bu kişiler için, şirket, kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, bu kişinin borçlarını devralamaz. Aksine uygulama durumunda şirketin alacaklıları şirket borçları için bu kişileri takip edebilir.

35- Yönetim Kurulu, şirketin yıllık bilançosundan sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığını öğrenirse Genel Kurul’u derhal toplantıya çağırıp Genel Kurul’a uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar. Şayet sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının 2/3’ünün zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa Genel Kurul sermayenin 1/3’ü ile şirketin faaliyetini devam etmesine karar verebileceği gibi sermayenin tamamlanmasına da karar verebilir. Şayet her iki konuda da karar alınmaz ise şirket kendiliğinden sona erer. Şirketin borca batık durumda olduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa Yönetim Kurulu aktiflerin işletmenin devamlılığı esasına göre ve de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkarır. Bu bilançoya göre şirket aktifleri şirket alacaklılarının alacaklarına yetmediğinin anlaşılması halinde Yönetim Kurulu şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’ne bilgi verir ve şirketin iflasını ister.

36- Anonim şirket Yönetim Kurulu üyelerinden en az ¼’ünün yüksek öğrenim görmüş olması şartı en az birinin TC vatandaşı olması ve Türkiye’de ikamet etme zorunluluğu kaldırılmıştır. (Madde 359)

37- Yönetim Kurulu, bir iyileştirme projesini mahkemeye sunarak bir iflasın ertelenmesi talebinde bulunabilir.

Halka açık olmayan şirketlerde denetçinin gerekli görüp Yönetim Kurulu’na yazılı olarak bildirmesi halinde Yönetim Kurulu, şirketin varlığını, gelişmesini ve devamını tehlikeye düşüren sebeplerin erken teşhisi, bunun için gerekli önlemler ile çarelerin uygulanması ve riskin yönetilmesi amacıyla, uzman bir komite kurmak, sistemi çalıştırmak ve geliştirmekle yükümlüdür.

38- TTK 553. Maddesine 1. Fıkrasına göre kurucular, Yönetim Kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zararlardan sorumlu olacaklardır.

39- Kanun ve esas sözleşmeden doğan bir görev ve yetkiyi başkasına devreden organlar ve kişiler, bu görev ve yetkileri devir alan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hariç bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (Madde 553). Söz konusu madde ile kurucular, Yönetim Kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları görevli kişiler olarak tanımlanmıştır.

40- Yeni TTK ile şirketler hukukumuza bazı yenilikler getirilmiştir. Buna göre;

- İşletme konusu dışında işlem yapma yasağı kaldırılmıştır.

- Şirket birleşmeleri yeniden düzenlenmiş, bölünmeler detaylı bir şekilde tanımlanmıştır.

- Kurumsal yönetim ilkeleri benimsenmiştir.

- Yönetim örgütünün yapılanması düzenlenmiştir.

- Yönetim Kurulunun işleyişi yeniden düzenlenmiştir.

- Yöneticinin konumu ve sorumluluğu düzenlenmiştir.

- Yöneticilerin ve pay sahibi olmayan Yönetim Kurulu üyelerinin şirkete borçlanması yasaklanmıştır.

- Pay sahiplerinin inceleme ve bilgi alma hakları düzenlenmiş, azlık hakları kuvvetlendirilmiştir.

- Bilişim ve teknoloji alanında gelişmeler yeni TTK’da dikkate alınmış, genel kurul çağrılarının elektronik postayla yapılabilmesi, toplantıya katılma ve oy kullanma gibi hakların internet ortamında kullanılabilmesi, sözleşmelerin elektronik ortamda sağlanmıştır.

41- Yeni TTK ile (Madde 336) kuruluş belgelerinin beş (5) yıl süre ile saklanma zorunluluğu getirilmiştir.

42- Yeni TTK ile kapalı anonim ortaklıkların da kayıtlı sermaye sistemine geçilmesine izin verilmiştir. Kayıtlı sermaye sistemi sermaye artırımında esneklik sağlayacaktır.

43- Yönetim yetkisi tek başına Yönetim Kurulu’nda yer almayan bir kimseye de devredilebilecektir.

44- Yeni TTK ile getirilen bir hüküm ile Yönetim Kurulu’nun kararlarının batıl olmasına ilişkin bir düzenleme getirilmiştir.

45- Yeni TTK Madde 391’e göre Eşit işlem ilkesine aykırı olan, anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin kararlar, batıl kabul edilmiştir.

46- Eski kanunda Yönetim Kurulu üyelerinin basiretli bir işadamı gibi davranması ilkesi benimsenmişken yeni TTK ile "tedbirli yönetici" ilkesi getirilmiştir. Böylece Yönetim Kurulu üyelerinin sorumluluğu belirginleşmiştir.

47- Yeni TTK Madde 393 ile Yönetim Kurulu üyelerine "müzakereye katılma yasağı" getirilmiştir. Maddeye göre Yönetim Kurulu üyesi Yönetim Kurulu toplantısına kendisi veya yakınları ile şirket arasında menfaat çatışması varsa katılamaz. Menfaat çatışmasından, Yönetim Kurulu üyesinin bizzat kendisi veya yakınına yönelik, onları konu alan veya onlarla ilgili bulunan bir menfaat kastedilmektedir. Menfaatin şirket dışı olması gerekir. Diğer taraftan müzakere katılma yasağına aykırı hareket eden Yönetim Kurulu üyesi ve menfaat çatışması nesnel olarak varken ve biliniyorken ilgili üyenin toplantıya katılmasına itiraz etmeyen üyeler de şirketin uğradığı zararı tazminle yükümlüdür.

48- Yönetim, hissedarlara değer yaratmak amacıyla şirketi yönetir. Yönetim Kurulu yönetimden bağımsız olarak şirketin finansal tablolarının doğru ve gerçekçi olarak üretilmesinden sorumludur.

49- Yönetim Kurulu, şayet şirket bağımsız denetime tabi bir şirket ise bağımsız denetçisini seçer.

50- Şirket Yönetim Kurulu, çevre ve topluma duyarlı olmak durumundadır. Bu çerçevede Yönetim Kurulu; roller, görevler, birimler arasındaki denge ve denetim mekanizmasını kurmakla sorumludur. Tarafların şirket üzerindeki hak ve sorumluluklarının dağılım ve kontrolü görevi Yönetim Kurulu’na aittir. Yönetim Kurulu, kurumsal yönetim sonuçlarını verecek şirket karar ve işlem prosedürlerini tanımlamak, birimlerin ve kişilerin performanslarını ölçecek sistemi uygulamak ve denetlemekle yükümlüdür. Yönetim Kurulu, işletme faaliyetlerinin etkinlik ve verimliliğini sağlayacak bilgi iletişimini ve raporlama güvenliğini sağlayarak pay ve menfaat sahiplerinin hak ve çıkarlarını güvence altına alacaktır.

51- Yönetim Kurulu, şirketin Kurumsal yönetim ilkelerine uygun uluslar arası etik kurallar çerçevesinde yöneterek pay sahiplerinin paylarına değer katmayı hedefleyecektir.

52- Yönetim Kurulu, yıllık faaliyet raporlarının ve dönemsel diğer raporların ihtiyaç duyulacak periyotlarda doğru olarak hazırlanması için finansal tabloların ve muhasebe sisteminin doğru bilgi ve veri vermesini temin edecektir.

53- Yönetim Kurulu, pay sahiplerine ilişkin kayıtların güvenli bir şekilde tutulmasını sağlamakla yükümlüdür.

54- Yönetim Kurulu tarafından hazırlatılacak olan yıllık faaliyet raporu, şirketin faaliyetlerinin her yönüyle finansal durumunun doğru, eksiksiz ve gerçeğe uygun şekilde yansıtması gerekir. Yıllık faaliyet raporu, esas itibariyle finansal tablolara göre değerlendirilir. Bunun yanında şirketin bir yıllık gelişmesi, önceki yıllarla karşılaştırmalı olarak gösterilir, ilaveten muhtemel risklere de yer verilir. Yönetim Kurulu’nun bir yıllık çalışma sonuçlarına ilişkin görüşleri faaliyet raporunda yer alır. Bu konuda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından, 28 Ağustos 2012 tarih 28395 sayılı resmi gazetede yönetmelik yayınlanmıştır. Bu yönetmelikte faaliyet raporunda olması gereken asgari bilgiler yer almaktadır.

55- Yönetim Kurulu üyeliğini sona erdiren sebepler üye olarak seçilmeye de engeldir.

56- Azlık veya belirli grupların Yönetim Kurulu üye belirleme imtiyazı esas sözleşmeyle tanınabilir.

57- Yönetim Kurulu üyeliğine seçilme şartları esas sözleşme ile ağırlaştırılabilir.

58- Üyeliği sona erdiren sebeplerin ortaya çıkması halinde Yönetim Kurulu üyeliği kendiliğinden sona erer.

59- Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa, kabule bağlı değildir. Yönetim Kurulu’na ulaştığında hukuki sonuç doğurur.

60- Normal uygulamada Yönetim Kurulu başkanı, Yönetim Kurulu üyeleri tarafından seçilir. Fakat esas sözleşmede hüküm bulunmak kaydıyla bu seçim genel kurul tarafından da yapılabilir.

61- Murahhas üye, yönetim ve temsil yetkilerinin devredildiği üyedir. Kurumsal yönetim ilkelerinde bu üyeye “icra yetkisi olan üye” de denilmektedir. Yönetim Kurulu’nun görev süresi dolsa bile genel kurulu toplantıya çağırabilecektir.

62- TTK 369. Maddeye göre Yönetim Kurulu üyeleri ve yönetimde görevli üçüncü kişiler görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadır.

63- Temsile yetkili olanlar şirket amaç ve konusuna giren her tür işleri ve hukuki işlemleri şirket adına yapabilir. Şayet yapılan işlem kanuna ve esas sözleşmeye aykırı ise şirketin rücu hakkı saklıdır. Temsile yetkili olanların üçüncü kişilerle işletme konusu dışında yaptığı işlemler de şirketi bağlar. Ancak üçüncü şahıs kötü niyetliyse şirketi bağlamaz, şayet yapılan bu işlem şirketi bağlamışsa sadece işlemi yapanlar hukuki anlamda sorumlu olurlar.

64- Yönetim Kurulu’nda oylar eşit olduğu takdirde o konu gelecek toplantıya bırakılır. İkinci toplantıda da eşitlik olursa söz konusu öneri reddedilmiş sayılır.

65- Temsil gücü ve temsil yetkisi farklı kavramlardır. Temsil gücü; kimin hangi açılardan anonim şirketi bağlayabileceğini ifade eder, temsil yetkisi ise; kimin ne kadar yetkisinin bulunduğunu ifade eder. Şirkette temsil gücü bulunan birinin temsil yetkisi sınırlanabilir.

66- Pay sahiplerinin şirketle işlem yapma yasağı yoktur.

67- Yönetim Kurulu, geçmiş hesap dönemlerine ait Türkiye Muhasebe Standartları’nda öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve Yönetim Kurulu’nun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç (3) ayı içerisinde hazırlar ve genel kurula sunar. (Madde 514)

68- Pay sahibi olmayanlar da Yönetim Kurulu üyesi olabilir.

69- YK üyeleri en çok üç (3) yıl için seçilebilir.

70- TTK 359. Maddeye göre; bir veya daha fazla kişiden oluşan Yönetim Kurulu esas sözleşmeyle atanmış veya Genel Kurul ile seçilmiş kişilerden oluşur. Tüzel kişi de Yönetim Kurulu’na üye seçilebilir. Tüzel kişi adına tescil edilecek gerçek kişinin tam ehliyetli olması şarttır.

71- Anonim şirketin kanuni temsilcisi Yönetim Kurulu’dur. Ana sözleşmeye konulacak bir hükümle Yönetim Kurulu, yönetimi kısmen veya tamamen bir veya birkaç Yönetim Kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. Yönetim devredilmediği takdirde, Yönetim Kurulu’nun tüm üyelerine aittir. (Madde 365,367). Yetki devrinin kapsam ve işleyişi Yönetim Kurulu tarafından hazırlanacak bir “iç yönerge” ile belirlenir. Yönetim Kurulu ilgilileri ve hak sahiplerini bu yönergeden haberdar eder. Yönetim Kurulu şirketi temsil eden organdır. Yönetim Kurulu temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. Ancak en az bir Yönetim Kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması gerekir.

72- TTK 365. Maddeye göre; anonim şirket Yönetim Kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur kanundaki istisnai hükümler saklıdır. TTK 367’ye göre esas sözleşmeye konulacak bir hükümle Yönetim Kurulu düzenleyeceği içi yönergeye göre yönetimi kısmen veya tamamen bir veya birkaç Yönetim Kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. Bu iç yönerge şirketin yönetimini düzenler. Başka bir ifade ile; görev tanımları, kimin kime bağlı olacağı, kimin kime bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirler. Yönetim Kurulu istem üzerine pay sahiplerini bu konuda bilgilendirir. Yönetim, devredilmediği takdirde Yönetim Kurulu’nun tüm üyelerine aittir.

73- Şirketi temsile yetkili olanlar, şirketin amacına ve işletme konusuna giren işleri ve hukuki işlemleri şirket adına yapacak ve bunun için şirket unvanını kullanacaktır.

74- TTK 370. Maddeye göre; esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya Yönetim Kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir. Yönetim Kurulu temsil yetkisini bir veya murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. Ancak; en az bir Yönetim Kurulu üyesinin temsil yetkisine haiz olması şarttır.

75- Temsile yetkili olanların üçüncü kişilerle işletme dışında yaptığı işlemler de şirketi bağlar. Temsil yetkisinin sınırlandırılması iyiniyet sahibi üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez. Temsile ve yönetime yetkili olanların görevlerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden şirket sorumludur. Şirketin rücu hakkı saklıdır. (TTK Madde 371)

76- Yönetim Kurulu üyeliğine seçilip temsil yetkisi olan üyelerin, şirket mal varlığından alınamayan amme alacakları için onların kişisel mal varlığından tahsil edilebilecektir.

77- Yönetim Kurulu, temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline verir. (TTK Madde 373)

78- Borca batıklık durumunda mahkemeye bildirimde bulunulması



Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumlulukları

79- Yönetim Kurulu, genel kurulun çalışma esas ve usullerine ilişkin kuralları içeren bir iç yönerge hazırlar ve genel kurulun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu iç yönerge tescil ve ilan edilir. (Madde 419)

80- Yönetim Kurulu, şirket işletme konusunun değiştirilmesi, imtiyazlı pay oluşturulması, nama yazılı payların devrinin sınırlandırılması, sermayenin artırılması, kayıtlı sermaye sistemine geçilmesi ya da kayıtlı sermaye tavanının yükselmesine ilişkin esas sözleşme değişiklikleri ile birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin önerilerini gerekçeleriyle birlikte genel kurulun onayına sunar.

81- Genel kurul toplantı tutanağı imzalandıktan sonra Yönetim Kurulu tutanağın noterce onaylanmış bir suretini Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür; tutanak ayrıca şirketin internet sitesine konulur. (Madde 422)

82- Genel kurulun bilançoyu onaylamasına ilişkin kararı, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde Yönetim Kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve deneticilerin ibrası sonucunu doğurur. Bununla beraber bilançoda bazı hususlar hiç belirtilmemişse veya gereği gibi belirtilmemişse veya bilanço şirketin gerçek durumunun görünmesine engel olacak bazı durumlar içeriyorsa onama ibra etkisi doğurmaz. (Madde 424)

83- Şirket Yönetim Kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisine haiz kişiler Yönetim Kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. (Madde 436)

84- Genel Kurul TTK 504. Madde uyarınca tahviller, finansman bonoları ve diğer borçlanma senetleri çıkarabilir. Yönetim kurulu, genel kurulun bu kararını yerine getirir. Genel kurul herhangi bir menkul kıymetin çıkarılmasını ve hükümleriyle şartlarını saptamak yetkisini en çok on beş (15) ay için Yönetim Kurulu’na bırakabilir. (Madde 505). TTK 506. Maddeye göre çıkarılacak borçlanma senetlerinin toplam tutarı sermaye ile bilançoda yer alan yedek akçelerin toplamını aşamaz. Yeniden değerleme fonları da bu toplama dahildir. Yönetim kurulu, genel kurulca kendisine herhangi bir menkul ihraç suretiyle borçlanma yetkisi vermesi halinde bu yetkinin verilen süre içerisinde kullanılması ve bilanço sermaye ve yedek akçelerinin toplamını aşmaması konusunda özen göstermek durumundadır.

85- TTK 484. Madde uyarınca pay senetleri hamiline veya nama yazılı olur. Paylar hamiline yazılı ise Yönetim Kurulu pay bedelinin tamamının ödenmesi tarihinden itibaren üç (3) ay içerisinde pay senetlerini bastırıp, pay sahiplerine dağıtır. Yönetim Kurulu’nun hamiline yazılı pay senetlerinin bastırılmasına ilişkin kararı tescil ve ilan edilir. Pay senedi bastırılıncaya kadar ilmuhaber çıkarılır. Azlık istemde bulunursa nama yazılı pay senedi bastırılıp pay senedi sahiplerine dağıtılır. Hamiline yazılı pay senetlerinin devri şirket ve üçüncü kişiler hakkında ancak zilyetliğin geçirilmesiyle hüküm ifade eder. TTK 490. Maddeye göre kanunda ve esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe nama yazılı paylar herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilir. Bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar ancak şirketin onayıyla devrolunabilir. Esas sözleşmede nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla devredilebileceğini öngörebilir. (TTK Madde 492)

86- TTK 493. Maddede kapalı şirketlerde nama yazılı payların devrinin red sebepleri ve süresi belirtilmiştir. Esas sözleşme ile şirket nama yazılı payların devredilebilirlik şartlarını ağırlaştıramaz. Şirket, onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç üç (3) ay içerisinde reddetmemişse veya haksızsa onay verilmiş sayılır.

87- Türk Hukuku’nda Yönetim Kurulu üyeleri ile yöneticiler için getirilen yükümlülüklerin ihlali tazminat veya cezai bir yaptırım ile sonuçlanabilir.

88- Şirketlerin Yönetim Kurulu üyeleri ve her seviyedeki yöneticilerinin görevleri ifa sırasında sebep olacakları iddia edilen kusurlu yönetsel kararlardan dolayı oluşabilecek risk, zarar ve tazminatlara karşı hukukumuzda sigorta müessesesi getirilmiştir. Böylece Yönetim Kurulu üyelerinin görevlerini yaparken kusurlarıyla şirkete verebilecekleri zararların sigorta ettirilmesi mümkündür.

89- TTK 364. Maddeye göre; Yönetim Kurulu üyeleri esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi güncemde ilgili bir maddenin bulunması, gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı halinde genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler. Yönetim Kurulu başkanı ile birlikte birden fazla başkan vekili seçilmesine olanak sağlanmıştır.

90- TTK, yönetim hakkı ile temsil yetkisini birbirinden ayırmıştır. Dolayısıyla yönetimin devredildiği kişinin üçüncü kişilere karşı temsil yetkisi bulunmayabilir. Yönetim devri için ana sözleşmede bir hüküm olması şarttır ve Yönetim Kurulu’nun hazırlayacağı iç yönetmeliğe göre oluşturulacak bir organizasyon şeması dikkate alınarak yönetim devri yapılabilir. Yönetim devredilmediği takdirde Yönetim Kurulu’nun tüm üyelerine aittir. (Madde 367)

91- Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya Yönetim Kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile Yönetim Kurulu’na aittir. Yönetim Kurulu temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredilebilir. En az bir (1) Yönetim Kurulu üyesinin temsil yetkisine haiz olması şarttır.

92- Yönetim Kurulu, üyelerinden biri genel kurulun iznin almaksızın şirketin işletme konusuna giren ticari bir işlemi kendi veya başkası adına yapamaz.

93- Yönetim Kurulu, nakit sermaye konulması dahil nesnel ve gerçek kaynakları ve önlemleri gösteren bir iyileştirme projesini mahkemeye sunarak iflasın ertelenmesini isteyebilir.

94- TTK 527. Maddeye göre Yönetim Kurulu üyeleri ile görevi dolayısıyla kendisine sunulan defter ve belgeleri inceleyenler elde ettikleri bilgilerden öğrendikleri iş ve işletme sırlarını açıklayamazlar. Aksi halde; şirketin maddi ve manevi zararını tazmin etmekle yükümlüdür.

95- Şirketin kuruluşu, sermaye artırımı ve azaltımı ile birleşme, bölünme, tür değiştirme ve menkul kıymet çıkarma gibi işlemlerle ilgili belgelerin, izahnamelerin, taahhütlerin eksik, yanlış, hileli, sahte, gerçeğe aykırı olmasından, gerçeğin saklanmış bulunmasından belgeleri düzenleyenler veya beyanları yapanlar ile kusurlarının varlığı halinde bunları yapanlar sorumludur. Buradaki sorumluluk Yönetim Kurulu üyelerini de kapsar. (Madde 549)

96- Diğer taraftan sermaye tamamıyla ödenmemişken ödenmiş gibi gösterenler bu payları üstlenmiş kabul edilirler ve payların karşılıkları ile zararı faiziyle birlikte müteselsilen öderler. Buradaki şirket yetkilisi geniş anlamda kullanılmış olup; Yönetim Kurulu’nu da kapsamaktadır.

97- TTK madde 553’e göre; kurucular, Yönetim Kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.

98- TTK madde 553/2’ye göre; Yönetim Kurulu kanun ve esas sözleşmeden doğan bir görevi devrettiğinde bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hali hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.

99- Sermaye artırımlarında veya bir işletmenin devralınması sırasında ayni sermaye olarak dikkate alınacak olan varlığın değerlemesinde emsaline göre yüksek fiyat biçildiği veya varlığın niteliğini veya durumu farklı gösterildiği, böylece yolsuzluk yapıldığı durumlarda kusuru bulunan kişiler de bu işlemlerden doğan zararlardan sorumludurlar. Bu kapsamda Yönetim Kurulu üyelerinin bilgi ve ilgisi derecesinde bu sorumluluk onları da kapsayacaktır.

100- Dağıtılan ve ödenen kar paylarının doğru olmaması halinde de Yönetim Kurulu üyeleri sorumlu olacaklardır. Yıllık faaliyet raporu finansal tablolara dayanılarak hazırlanacağı için bu tablolarda yer almayan bir karın dağıtılması, Yönetim Kurulu üyelerine kar payı verilmesi gibi durumlar şirket varlığını azaltan unsurlar olduğu için bu işlemde Yönetim Kurulu’nun kusurunun olup olmayacağı aranması gerekir. Diğer taraftan Türk Ticaret Kanunu 508 ve 509. Maddelerine göre kar payı ancak net dönem karından ve serbest yedek akçelerinden dağıtılabilir. Esas sözleşmede aksine bir hüküm yoksa her pay sahibi dağıtılan kardan şirkete yaptığı ödemelerle orantılı olarak pay alacaktır. Şirket karının yanlış hesaplanmış olması ana sözleşmede mevcut imtiyazlı hisselerin kardan pay alma üstünlüğü ve yasal yedek akçeler doğru hesaplanmadığı takdirde Yönetim Kurulu üyeleri de sorumlu olacaklardır.

101- Yönetim Kurulu üyelerine kazanç payları sadece net kardan verilebilecektir. Bunun için şirket net karından kanuni yedek akçeler ile pay sahiplerine ödedikleri sermayenin %5’i oranında veya esas sözleşmede belirlenmiş daha yüksek bir oranda kar payı dağıtıldıktan sonra verilebilecektir. Şayet bu hükme uyulmaksızın haksız yere ve kötü niyetle kar payı ödemesi yapılmış ise şirket Yönetim Kurulu üyelerinden beş (5) yıl içerisinde geri alma hakkına sahiptir.

102- Şirketin iflası halinde Yönetim Kurulu üyeleri iflasın açılmasından önceki son üç (3) yıl içerisinde kazanç payı veya başka bir isim altında hizmetlerine karşılık aldıkları, ancak uygun ücreti aşan ve bu ölçeğe göre düzenlenmiş bilançoya göre aldıkları paraları şirket alacaklılarına ödemek zorundadırlar.

103- TTK Madde 515’e göre; anonim şirketlerin finansal tabloları Türkiye Muhasebe Standartları’na göre çıkartılacaktır. Böylece; finansal tabloların şirketin mal varlığını, borç ve yükümlülüklerini, özkaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık bir şekilde çıkarılacaktır. Yönetim Kurulu’nun yıllık faaliyet raporu özellikle bu finansal tablolar esas alınarak düzenlenecek, şirketin finansal durumu bu finansal tablolara göre düzenlenecektir.

104- Şirket kendi paylarını iktisap eder ise; iktisap değerini karşılayan tutarda yedek akçe ayrılacaktır. Bu yedek akçeler ancak paylar devredildiğinde çözülebilir. TTK 521. maddeye göre esas sözleşmeye konulacak bir hüküm ile birinci tertip yedek akçe yüzdesi ve ödenmiş sermayenin ne kadarlık kısmına kadar ayrılacağı düzenlenebilir. Esas sözleşme ile başka yedek akçe ayrılması da öngörülebilir. Esas sözleşmede yer alan bu hükümlerin genel kurul kararıyla ayrılması gerekmekle beraber bunun önerisi yıllık faaliyet raporu da dikkate alınarak Yönetim Kurulu tarafından yerine getirilecektir. Esas sözleşmede hüküm bulunmasa bile genel kurul şirketin işçileri için yardım sandıkları ve diğer yardım örgütleri kurulması veya bunların sürdürülebilmesi amacıyla veya diğer yardım ve hayır amaçlarına hizmet etmek üzere bilanço karından yedek akçe ayırabilir. (Madde 523)

105- TTK 64. Maddesine göre; tutulması zorunlu defterler yevmiye, defter-i kebir ve envanter defteridir. Ayrıca; pay defteri, Yönetim Kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri de ticari defter kabul edilmiştir.

106- TTK 562. Maddesine göre; defter tutma yükümlülüğünü yerine getirmeyenler, belgelerin kopyasını sağlamayanlar, gerekli onayları yaptırmayanlar idari para cezasıyla cezalandırılacaklardır. Yine TTK 349. Maddesine göre aykırı beyanda bulunan kurucular 358. Maddesine aykırı pay sahiplerine borç verenler Yönetim Kurulu üyesi olarak genel kuruldan izin almadan şirketle kendisi adına veya başkası adına bir işlem yapanlar ile pay sahibi olmayan Yönetim Kurulu üyeleri ile Yönetim Kurulu üyelerinin pay sahibi olmayan yakınlarından şirketten nakit borç verenler şirkete borçlanılan tutar için sorumlu olup; şirkete borçlanılan tutar için şirket alacaklıları, şirket borçları için kendilerini takip edebilir. İşte bu işlem yapma ve borçlanma yasağına uymayanlar adli para cezasıyla cezalandırılacaklardır. (Madde 562/c)

107- Görevi dolayısıyla incelemesine sunulan defter ve belgeleri inceleyenlerin, elde ettikleri veya verilen bilgilerden öğrendikleri iş ve işletme sırlarını açıklamaları halinde şirketin uğrayacağı maddi ve manevi zararı tazminle yükümlü olmaları yanında ayrıca Türk Ceza Kanunu’na göre de cezalandırılırlar.

108- 549. Maddede belirtilen belgeleri sahte olarak düzenleyenler ile ticari defterlere kasıtlı olarak gerçeğe aykırı kayıt yapanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

109- 550. Maddeye aykırı hareket edenler üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.

110- 551. Maddeye aykırı hareket edenler doksan günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır.

111- 552. Maddeye aykırı hareket edenler altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

112- 1524. Maddede öngörülen internet sitesini oluşturmayan şirketlerin yönetim organı üyeleri, yüz günden üçyüz güne kadar adli para cezasıyla ve aynı madde uyarınca internet sitesine konulması gereken içeriği usulüne uygun bir şekilde koymayan bu fıkrada sayılan failler yüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

113- Bu kanun kapsamındaki idari para cezaları, aksine hüküm bulunmayan hallerde, mahallin en büyük mülki amiri tarafından verilir.

114- Bu kanunda tanımlanan kabahatlerden birinin idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi halinde, ilgili gerçek veya tüzel kişiye bir idari para cezası verilir ve ilgili hükme göre verilecek ceza iki kat artırılır. Ancak, bu kabahatin işlenmesi suretiyle bir menfaat temin edilmesi veya zarara sebebiyet verilmesi halinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaat veya zararın üç katından az olamaz.

115- TTK 375. Maddesinde kurumsal yönetim ilkelerine açıkça yer verilmiştir. Özellikle şeffaflık ve hesap verebilirlik madde muhteviyatında yer almaktadır. Maddenin önemli bir maddesi olarak şirket yönetim şemasının belirlenmesi yasal bir zorunluluk haline getirilmiş, yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara esas sözleşmeye iç yönergelere ve Yönetim Kurulu’nun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi düzenlenerek etkin bir iç kontrol sisteminin ve iç denetimin gerekliliğine işaret edilmiştir.

116- Kanunun 366. Maddesi Yönetim Kurulu’nun işlerin gidişini izlemek, kendisine sunulacak konularda rapor hazırlamak, kararlarını uygulamak veya iç denetim amacıyla içlerinde Yönetim Kurulu üyelerinin de bulunabileceği komiteler ve komisyonlar kurulabileceğinden bahsetmektedir. Bu komite ve komisyonların esas fonksiyonu yönetimin devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkilerinin layıkıyla yerine getirilmesinde gerekli güvencenin sağlanmasıdır. İşte bu devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkilerin hakkıyla yerine getirilememesi halinde ilgililer TTK 562. Maddesine göre cezalandırılabileceklerdir.

117- TTK 407. Maddeye göre; murahhas üyelerle en az bir Yönetim Kurulu üyesinin genel kurul toplantısında hazır bulunmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri, huzur hakkı ve ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi ile ibraları genel kurul kararına bağlıdır.

118- Yönetim Kurulu’nun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması durumunda mahkemenin izniyle tek bir pay sahibi genel kurul toplantıya çağırabilir. Aynı şekilde sermayenin en az %10’unu oluşturan pay sahipleri Yönetim Kurulu’ndan gündemi belirleyerek genel kurulu toplantıya çağırmasını isteyebilirler.
 
Sonraki >
Copyright © 2008 Arslan Kaya. Telif Hakları Arslan Kaya' ya Aittir.