Haber:
     
VAR OLMANIN ZORLUĞU YOK OLMANIN KOLAYLIĞI Yazdır E-posta
Perşembe, 19 Şubat 2009
Felsefi gibi görünse de başlık Ekonomi ve İşletmecilikte belirli yönetim yapısının oluşumunu tanımlamak için kullanılan kavramlardır.
En iddialı bir kamu görevlisinde , çalıştığı işyerinin kalıcılığına ilişkin bir düşünce, çaba ya da endişeye pek rastlanmaz..İçinde yer aldığı kamu idaresinin hatta kamu işletmesinin kalıcılığı diye bir konuyu aklına bile getirmez çünkü çalıştığı işyeri bir kamu kurumu olduğu için ona göre bu kurumun kalıcı olup olmadığını düşünmek bile bağışlanamayacak bir suç olur..Oysa, ister Devlet ister özel sektöre ait olsun tüm işyerleri bir gün yok olabilir yada yok edilebilir.
Var olma ile yok olma arasındaki ince çizgi iyi belirlenmez,tanımlanmaz sa var olmanın ya da yok olmanın  neresinde olduğumuzu fark edemeyiz.
Felsefi olarak var olmanın somut,biçimlenebilir yapısı ile,yok olmanın görünmeyen ve yakalanamayan çaresizliğini yan yana getirdiğimizde aradaki çizgi küçük hatalarla bile aşılabilecek durumdadır.Yani küçük bir hata sizi yok edebileceği gibi dikkatli bir davranış varlığınızı kalıcı hale getirir.
İşletmeyi nasıl kalıcı kılacağız?
Siyasal Bilgiler Fakültesinde yaklaşık 25 yıldır okuttuğum ‘Yönetim Muhasabesi’dersinde öğrencilerle açtığımız tartışma konularından bir tanesi yukarıdaki başlıkta özetlenebilir.Acaba nasıl bir işletme türü oluşturalım ki bu işletme en iyi işletme modeli olsun. Bunun sonucu olarak da tüm değişim,gelişim,olağanüstü olaylar,dalgalanmalar ve krizlere rağmen işletme ayakta kalabilsin.Var olmayı sürekli kılacak bir işletme modelini nasıl oluşturalım?
Tartışmanın büyük kısmını ne tür bir işletme modeli kuralım başlığında  yoğunlaşır.Kimileri şahıs işletmesini önerirler,kimileri şirketleşmeyi  savunurlar sonunda gerekçeler ortaya konulur,kurulacak işletme türünün Anonim Şirket  olmasına karar verilir.Onlarca madde halindeki alt alta sıralanan gerekçeler ile şirket türü de seçildikten sonra sıra bu şirketi  ve şirketin temsil ettiği işletmeyi nasıl kalıcı kılacağız noktasına gelir.Tartışma saatlerce sürer çünkü bir işletmeyi kurmak kolay ama onu yaşatmanın zor olduğu konusunda görüş birliği oluşur böyle olunca görüş ve öneriler de aynı yoğunlukta çoğalır,gelişir.Bu konuyu işletmecilik eğitimi alan öğrencilerin tartışma ortamından günümüz koşullarına getirdiğimizde önemle vurgulamamız gereken bir kaç hususu belirtelim.
İşletmecilikte önemli bir kural, işletmelerde oluşturulacak yönetim sistemleri, gelecekte yaşanan dalgalanma ve ekonomik krizlere karşı yaratılan birer sigortadır.Kuruluştan başlayarak  her ölçekteki işletmenin bir Organizasyon Şeması nın olması gerekir.Özetle bu işletmede kararları kim alacak,kim uygulayacak,kim kime bağlı olacak,işletme faaliyet sonuçlarını kim denetleyecek,başarı ya da başarısızlığın hesabını kim verecektir,bunlar tanımlanmış ve duyurulmuş olmalıdır.
İkinci olarak her işletme  yıllık faaliyetlerinin parasal çerçevesini oluşturan bir BÜTÇE ye sahip olmalıdır.Bütçeyi sadece merkezi yönetim yapmaz, tüm kamusal idareler yanında ekonomik hayatın içerisinde  faaliyet gösteren tüm kuruluşlar elbette ki özel kesimde faaliyet gösteren işletmeler de kaynaklarını ve bu kaynaklarını nasıl kullanacaklarını bütçeleştirmek durumundadırlar.
Bir yönetim ilke ve tekniği olarak her kurum ve işletme faaliyet sonuçlarını denetleyecek bir kontrol sistemi kurmak zorundadır.
Başka neler yapılmalı? Onları da diğer yazılarımız da özet halinde sunacağız..
Yorumlar (0)add
Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
az yorum | fazla yorum

busy
 
< Önceki   Sonraki >
Copyright © 2008 Arslan Kaya. Telif Hakları Arslan Kaya' ya Aittir.