Haber:
     
PATRONLAR DA DENETİM İSTİYOR Yazdır E-posta
Pazar, 12 Şubat 2012
TUSİAD Basın Bülteni’nden öğrendiğimize göre; TUSİAD, vergi denetimi uygulamalarına ilişkin iş dünyasında artan kaygı ve sıkıntılar üzerine görüşlerini aşağıdaki maddeler halinde açıklamıştır.
1)Türkiye’de yıllardır, kayıtdışı ile mücadelenin gerektirdiği güçlü ve samimi siyasi irade sergilenememiştir; oy kaygılarıyla, kapsamlı bir vergi reformu yapmaya, tam özerk ve etkili bir vergi idaresi kurmaya bir türlü cesaret edilememiştir.
2)Özerk gelir idaresi ve vergi denetiminin amacı, vergi politikasını vergi denetiminden ayırarak kayıtdışılığı ve vergi kaybını engellemektir.
3)Oysa, mevcut denetim uygulamaları, zaten kayıt içinde çalışan ve toplan vergi gelirlerinin önemli bir bölümünü ödeyen mükellefler üzerine yoğunlaşarak kolaycı bir yaklaşımı yansıtmaktadır.
4)2006 yılında kurulan “Büyük Mükellefler Vergi Dairesinin” kuruluş amacı,bu mükelleflere sunulacak hizmetlerin artırılması olduğu halde (http://www.bmvdb.gov.tr adresindeki “Kuruluş Nedenleri”), fiili uygulama, denetim üzerinde odaklanmış; içtihadı ve mevzuatı, karinenin aksine ve özellikle büyük mükellef aleyhine zorlayan bir anlayışa dönüşmüştür.
5)Toplam vergi tahsilatının büyük bir yüzdesini oluşturan, nispeten az sayıdaki mükellef, hiç şüphesiz vergi denetiminden muaf değildir;vergi denetiminin  yegane öznesi de olmamalıdır.
6)Kaldı ki, son zamanlarda vergi denetiminin siyasallaştığı ve verilen cezaların mükellefi yok edercesine ölçüsüz bir anlayış ile uygulandığı şeklindeki görüş ve kaygılar yaygınlaşmıştır.Mükelleflerin, vergi idaresinin tarafsızlığına ve tüm mükelleflere eşitlik ve hakkaniyet ölçülerinde yaklaştığına olan inancının güçlendirilmesi şarttır.
7)İçtihadın mevzuatın yoruma açık noktaların zorlanması sonucu hazırlanan denetim raporlarına bağlı olarak açılan davalar genellikle mükellef lehine düşmekte, ancak sonuçta hem idare, hem mükellef hem de ilgili ihtisas mahkemesi için önemli zaman, kaynak ve itibar kayıpları söz konusu olmaktadır.
8)Az sayıdaki kayıtlı büyük mükellefin henüz sonuçlandırılmamış denetim sürecinde mükellef mahremiyetine gerekli özenin gösterilmesi gereklidir.
9)Kayıtdışı ekonominin büyüklüğünün, %40 gibi çağdaş ekonomiler ölçütünde kabul edilemez bir düzeye ulaştığı Türkiye’de, mevcut kayıtlı kesimin üzerindeki denetimin giderek daha da artırılmasının, sistemin temel problemi olan veritabanının genişletilmesi ihtiyacına ve son dönemlerde kontrolsüz artan bütçe açıklarının kapatılmasına katkı sağlaması mümkün değil.
10)Kamu maliyesi politikalarının son derece önem kazandığı bu günlerde, siyasi iradeden tam olarak bağımsız, özerk bir gelir idaresi ve denetim uygulamalarının tesisi, iş dünyasındaki yaygınlaşan kaygıların ortadan kaldırılması açısından önem arz etmektedir. Tam bağımsız özerk bir gelir idaresi anlayışının tesis edilememesi, kayıtdışı ile mücadeleyi anlamsızlaştıracak,vergi tabanının zayıflatacak, Türk rekabet gücünü ulusal ve uluslar arası düzeyde tahrip edecek ve yerli ve yabancı yatırımcı açısından yatırım ortamının  cazibesini ortadan kaldıracaktır.
Bilindiği üzere TÜSİAD Türkiye’nin önde gelen sanayici ve işadamlarını bir araya getiren bir dernek.Basın bildirisini okuduğumuz zaman son otuz yıldır kamu mali yönetiminde vergi denetimine ve kamu maliyesine ilişkin söylenenleri özetliyor.Nedir bunlar dersek ,bizde başlıklar halinde sıralayalım;
1)TÜSİAD da Türkiye’nin temel sorunlarından bir tanesinin kayıt dışı olduğunu kabul ediyor. En önemlisi güçlü ve içten bir siyasi iradenin kayıtdışılıkla mücadeleyi mümkün kılacak eylem planı ortaya koymadığını vurgulanıyor.Kayıt dışı işlemlerin reel ekonomiye ve kamu maliyesine vergi kaybı yönünden etkisi çok nettir.Türkiyenin çözmesi gereken önemlibir sorunudur.Reel ekonomde rakabet koşullarını bozarken,kalite,fiyat haksızlığı ve denetimsizlik nedeniyle kamu kaynaklarının savurganca kullanılmasına neden olmaktadır.Siyasal iktidarlar bu konuda kalıcı çözüm sağlayaıvcı yönde bir eylem ve politika koyamamaları tamamen oy kaygusudur.Bu anlamda sanayinin önde gelen kuruluşlarının vurgu ve uyarısı yerindedir.
2)Vergi politikasının yetki makamı olan gelir idaresi ile bu politikaların uygulama sonuçlarını denetleyen vergi denetim sisteminin özerk hale getirilmesi arzulanıyor.Böylece halen denetimlerin yoğunlaştığı kayıtlı vergi mükellefleri dışında ve kapsamında olması gereken potansiyel vergi mükellefleri üzerinde yoğunlaşması öneriliyor.
3)Son zamanlarda vergi denetiminin siyasallaştığı, yapılan incelemeler sonucu kesilen cezaların kurumları yok edecek ölçüsüz bir anlayış ile mükelleflerde vergi idaresinde olan güven, hakkaniyet ve eşitlik duygularını azalttığı iddiası toplumun tüm kesimlerinde dikkatle izlenen bir vergi incelemesi sonucu salınan vergi ve kesilen ceza ile ilgilidir.Konu yargı yada uzlaşma aşamasında olduğundan olaya ilişkin yorum yapmayacağız.Ancak son zamanlarda vergi incelemelerinin ,bazı denetim elemanlarının mutlaka bir fark yaratma anlayışıyla temelsiz,savunulamaz ancak mükelleflere zaman kaybına yol açan yargıyı gereksiz şekilde uğraştıran bir boyuta ulaştiği bilinmektedir.Bu konuda siyasi etkinin zaman zaman şansını denediği olmuştur.Ancak köklü denetim kuruluşları bu heves ve talepleri nazik bir şekilde iade etmeyi  hep başarmışlardır.
4)Hukuki dayanaktan yoksun olduğu anlaşılan vergi inceleme raporlarının vergi yargısında vergi idaresi alehine sonuçlanmış olması hem zaman, kaynak ve ihtibar kaybına yol açmaktadır.Bu  görüş tümüyle doğru ve yerindedir.Mesleğimiz itibarıyle öyle öyle inceleme raporları ile karşılaşıyoruz ki içimiz sızlıyor.Denetim mesleğine bilgi ve yaklaşımları ile katkı vermiş meslek büyüklerinin na kadar üzülebileceklerini hissetmekteyiz.
5-TUSİAD bildirisinde kayıt dışılık oranı %40 olarak tahmin edilmektedir:Kayıt dışılık oranının ne oranda olduğunu belirlemek oldukça güç bir konudur.Zir kayıt içinde olan bir kısım faaliyetlerin içinde de kayıt dışılık vardır.Ancak bir gerçek varki Bütçe açığına çözüm bulmak savıyla vergi incelemelerinin kayıtlı büyük mükellef kurumlarda yoğunlaştırılması tersine etki yapabilir.Vergi denetimlerinin olumsuz etkisi ile vergi teşvik ve istisnalarrını öneçıkaracak yatırım ve işletme faaliyetlerine yönelinilir.Böylece vergiden kaçınmak için atıl kalabilecek kapasıtelere ulaşılabilir.
Sonuç olarak Türkiyenin önde gelen sanayici ve işadamlarını barındıran TÜSİAD bildirisi, kapsam,içerik ve belirmeleri itibarıyle aklın yolunun tek olduğunu göstermektedir.Ekonomi ile siyasetin kavram ve kurumlarını birbirine karıştırmadan mali yönetim ve denetimin bağımsız ve saygın yapısının korunması hepimizin arzuladığı sonuçtur.
Yorumlar (0)add
Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
az yorum | fazla yorum

busy
 
< Önceki   Sonraki >
Copyright © 2008 Arslan Kaya. Telif Hakları Arslan Kaya' ya Aittir.