VERGİ PLANLAMASI
Pazar, 12 Şubat 2012
Günümüzde, vergi,sadece kanun hizmetlerinin finansmanı için Devletin egemenlik hakkını kullanarak aldığı bir bütçe geliri olarak düşünülmemelidir.Gerçek ve tüzel kişilerden, yani Ahmet Beyden,Zeynep Hanımdan, şahıslardan,şirketlerden alınan verginin ekonomik ve sosyal etkileri dikkate alınmakta,konuya sadece gelir toplama amaçlı yaklaşılmamaktadır..Geçmişte sadece bütce harcamalarının sağlıklı kaynağı olarak görülen vergi, günümüzde uygulanan mali politikaların önemli bir unsurudur. Öte yandan, insan ,doğumundan itibaren içinde yaşadığı sosyal ortamın,ailenin,toplumun bir unsuru olduğu kadar,devlet denilen yönetim otoritesinin de kural koyduğu,belirlediği yükümlülüklerle yaşamak zorundadır.Doğumdan sonra ,nüfus cüzdanı almakla başlayan vatandaş olma hakkı,bir süre sonra ‘yükümlülük’lere dönüşmektedir.Devlet kendisine verilen yetki çerçevesinde  kişilerin servet,gelir ve harcamalarından vergi almaktadır..Böylece planlanan kamu harcamaları için kişilerin mali gücüne göre kaynak sağlanmaktadır.Bu katılım için yaş,cinsiyet,milliyet gibi tanımlar yerine vergiyi doğuran olay belirleyici olmaktadır.
Anayasa verginin kanun ile konulabileceğini düzenlemiş olduğundan,her yıl kabul edilen Bütçe Kanunu ile hangi kanun çerçevesinde ne kadar vergi alınacağı da Gelir Bütçesi ile belirlenmektedir.Dolayısıyla her yıl başında kişiler ve kurumlar işlemleri üzerinden ödeyecekleri vergi,resim,harç ile kazanç ve servetleri üzerinden devlete aktaracakları vergilerin kapsamını bilmektedirler.Bu nedenle her işletme bir yıl sonraki işletme bütçesini yaparken ödemesi muhtemel vergileri de bir ödeme kalemi olarak planlama imkanına sahiptir.Artık günümüzde kurumsal yönetime adım atmış işletmeler,yada kurumsallaşmayı başarmış şirketler sadece vergiyi içeren ayrı bir bütçe yapmakta, vergi planlaması yoluyla işletme kaynaklarını ve bu kaynaklarını nasıl kullanacağını planlamaktadırlar.
 Vergi Kanunlarında kişinin vergiyi ödeme yükümlülüğü doğuyorsa kendine’ mükellef’ denilmektedir.Bizde bundan böle yorum ve değerlendirmemizde bu kavramı kullanacağız.Özellikle mükelleflerin vergilerini doğru beyan etmeleri ve ödemeleri için dikkat etmeleri gereken hususlara değineceğiz.
Türk Vergi Sistemi, ulaştığı sayısal kapsam,işlem çeşitliliği ve karmaşık yapısı itibariyle çok dikkatle izlenmesi gereken bir yapıdadır.Meslek mensupları ve vergi uzmanları arasında dahi zaman zaman yorum farklılığına yol açan karmaşık yapı, mali idare ve mükellefleri karşı karşıya getirmektedir.Bu ise zaten iş yoğunluğu belli olan vergi yargı sistemine  yeni yükler getirmektedir.Bize göre her işletme sadece vergi beyannamesinin verilme döneminde değil,her işlem bazında, bu işlemin yaratabileceği vergi yükümlülüğünü değerlendirmek,konuya ilişkin uzman danışmanlardan görüş almak zorundadır.Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde ,vergi idaresinin, mükellef ortaklarını daha yakından izleyebileceklerini  düşünerek,daha dikkatli ve hazırlıklı olmak gerekecektir.Bu hazırlıklara katkı vermek üzere bizde vergi planlaması ve hesaplanmasına ilişkin görüşlerimizi sunacağız.