ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERDE ŞİRKET ORTAKLARININ ŞİRKETİN KAMU BORÇLARINDAN DOLAYI SORUMLULUĞU
Cuma, 13 Kasım 2009
Bugünkü yazıma konu başlığıyla uygun olduğunu düşündüğüm ve siz değerli Hürdoğan okurlarına minik bir tebessüm ettireceğine inandığım kısa bir anekdotla başlamak istiyorum. Geçtiğimiz hafta içerisinde Türkiye’nin mevcut ekonomik durumunun tartışıldığı bir panele konuşmacı olarak davet edildim. İzleyiciler arasında sürekli benimle göz teması kurmaya çalışan tanıdık bir sima dikkatimi çekiyordu. Panelin sona ermesi ile birlikte benimle göz temasında bulunan bu şahıs yanıma yaklaştı ve kendisini tanıttı. Kendisi yıllardır görmediğim hatta haber dahi alamadığım çok eski bir dostumdu. Hatırlayamamanın vermiş olduğu mahcubiyetle havadan, sudan sohbete başladık ve beklide çeyrek asırdır haber alamadığım diğer ortak arkadaşlarımızdan da bu vesile ile haberdar oldum. Bana, Arslan Ahmet’i hatırladın mı? Ahmet şimdi Sivas’ın en büyük iş adamlarından biri oldu dedi. Bir hemşerimin başarısını duymanın bana vermiş olduğu gururla kendisine şu an Ahmet’in ne iş yaptığını sorduğumda çok enteresan bir yanıt aldım. Kıymetli dostum bana Ahmet’in ne iş yaptığını pek bilmediğini ancak ekonomik durumunun çok iyi olduğunu, çünkü kendisinin bir Anonim Şirket hissedarı olduğunu söyledi. Bütün yorgunluğumu bu cümleyle unutmuş ve kendimi kahkaha atarken bulmuştum. Gerekçe çok açıktı. Dostum, Ahmet Bey ‘in refah seviyesi ile Anonim Şirket hissedarı olma arasında bir nedensellik bağı kurmuştu. Değerli dostumun bu değerlendirmesine birebir olarak katılmamakla birlikte aslında tespitinin Türkiye’nin mevcut ekonomik durumunu da ortaya koyduğunu kabul etmek isterim. Şöyle ki, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin verilerine göre, 2008 yılının özellikle son çeyreğinde şiddetlenen küresel ekonomik krizin de etkisiyle 2008 yılı boyunca kapanan veya tasfiyeye tabi tutulan şirket ve ticari işletmelerin toplam sayısı, önceki yıla oranla yüzde 25.6 artış göstermiş ve 2009 yılı itibariyle de kapanan veya tasfiyeye tabi tutulan şirket ve ticari işletme sayısında bu artışın sürdüğünü görmekteyiz. Bu rakamların ekonomik değerlendirmesi ayrı bir yazı konusu olmakla birlikte sermaye şirketleri olarak tabir edilen limited ve anonim şirketlerinde bu kapama veya tasfiyeden nasibini aldığını, özellikle artan özel ve kamu borçları nedeniyle bu şirket sahiplerinin iş yapamaz duruma geldiğini gözlemlemekteyiz. Benim de reel sektörde karşılaştığım ve bu aralar bana en sıklıkla sorulan sorulardan biride, limited şirket ile anonim şirket ortaklarının şirketin kamu borçlarından dolayı sorumluluklarının ne olduğu meselesi olmuştur. Aşağıda bu sorunun kısada olsa bir yanıtını bulabileceğinizi umut ediyorum.
Anonim ve Limited şirketlerin sermaye şirketlerinden olması, şirketin kendisinin, mevcut ortaklarından ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunması ve prensip itibariyle borcun ana sorumlusunun şirketin tüzel kişiliği olması durumları her iki şirket türü için de geçerli olan genel bir düzenlemedir. Sorumluluk yönünden her iki şirket türünün de benzer özellikler göstermesine rağmen özellikle bu iki türdeki şirket ortaklarının Şirket’in kamu borçları nedeniyle sorumlulukları çok farklı düzenlemelere tabi tutulmuştur.
Anonim şirket ortakları ile limited şirket ortaklarının şirketin özel hukuk borçları nedeniyle sorumlulukları arasında bir fark bulunmamaktadır. Şöyle ki, her iki şirket türünde de şirketin özel hukuk borçlarından dolayı asıl sorumluluk şirketin kendisine ait olup, ortakların sorumluluğu şirkete koymayı taahhüt etmiş oldukları sermaye ile sınırlıdır. Buna göre gerek limited şirketlerde gerekse anonim şirketlerde ortaklar şirkete koymayı taahhüt ettikleri sermaye tutarında şirketin borçlarından tüm mal varlıkları ile sorumludurlar. Şayet ortaklar, taahhüt etmiş oldukları sermaye tutarını tamamen ödemiş olmaları halinde, söz konusu özel hukuk borcu kendisinin taahhüt etmiş olduğu sermaye tutarını aşması halinde dahi ortakların sorumluluğu bulunmayacaktır.
İki şirket türü arasındaki en önemli farklılıklardan biri, ortakların şirketin kamu borçlarından dolayı sorumlulukları meselesidir. Şöyle ki, anonim şirketlerde ortakların şirketin kamu borçlarından dolayı sorumlulukları özel hukuk borçlarından dolayı sorumluluğu ile aynı şekilde düzenlenmiş olup, ortakların sorumluluğu şirkete getirmeyi taahhüt ettikleri sermaye tutarı ile sınırlıdır.  Şirkete getirmeyi taahhüt ettiği sermaye tutarını tamamen ödeyen ortağın şirketin kamu borcundan dolayı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Oysaki, limited şirket ortaklarının şirketin kamu borçlarından (vergi borcu, S.S.K borcu, …..)  dolayı sorumluluklarının boyutu borcun 29.07.1998 tarihinden önce doğup doğmamasına göre farklılık gösterir.
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. Maddesinde 4369 sayılı Kanunla yapılan değişiklik 29.07.1998 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu düzenleme uyarınca;
“Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar”. Şeklinde belirtilmiştir.
Buna göre, 29.07.1998 tarihi ve bu tarihten sonra doğmuş bulunan kamu alacakları, şirketten tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceği anlaşılması halinde şirket ortaklarından sermaye oranlarında takip ve tahsil edilir. Bu tarihten önce doğmuş bulunan kamu alacakları için ortakların sorumluluğu şirkete getirmeyi taahhüt ettikleri sermaye tutarıyla sınırlıdır.
Bu düzenleme çerçevesinde, şirket ortaklarına karşı kamu alacağını tahsil amacıyla takibe geçilebilmesi için öncelikle şirkete karşı bu alacağın tahsili için takibe geçilmiş olması veya takibe geçilmenin alacağın tahsili yönünden faydasız olacağının anlaşılması gerekir. Görüldüğü üzere limited şirket ortaklığı, kamu borçları dikkate alındığında daha riskli bir ortaklık olduğu görülmektedir.
Yazıyı okurken sizlerinde aklına hemen şu soru gelebilir. Limited şirket ortağı veya anonim şirket ortağı olan kişi aynı zamanda şirketin kanuni temsilcisi ise yani limited şirketlerde şirket müdürü veya anonim şirketlerde yönetim kurulu üyesi ise sorumluluk ne şekilde olacaktır? Bu sorunun yanıtını yarınki yazımızda birlikte değerlendireceğiz.